SERAY SAYAR LEVENT
Köşe Yazarı
SERAY SAYAR LEVENT
 

Çocukluk Otizmi

    Son yıllarda özellikle ebeveynlerin sıkça duyduğu bir ifade var: “çocukluk otizmi” ya da daha doğru adıyla erken çocukluk döneminde ortaya çıkan otizm belirtileri. Aslında bu yeni bir kavram değil; ancak farkındalığın artmasıyla birlikte 2–3 yaş gibi çok erken dönemlerde belirtilerin daha net tanınması mümkün hale geldi. Peki, bu yaşlarda otizm nasıl anlaşılır? 2–3 yaş dönemi, çocuğun sosyal, dil ve iletişim becerilerinin hızla geliştiği bir dönemdir. Bu nedenle bazı farklılıklar daha belirgin hale gelir. Dikkat edilmesi gereken başlıca işaretler şunlardır: İsmi söylendiğinde tepki vermemek Göz teması kurmaktan kaçınmak İşaret etme, gösterme, paylaşma gibi sosyal davranışların az olması Konuşmanın gecikmesi ya da hiç başlamaması Sürekli aynı hareketleri tekrar etme (el çırpma, sallanma gibi) Oyuncaklarla amacına uygun değil, farklı şekillerde oynama Rutin değişikliklerine aşırı tepki verme Yaşıtlarıyla iletişim kurmak istememe Her çocukta bu belirtilerin hepsi görülmeyebilir. Ama birkaçının bir arada olması durumunda “bekleyelim geçer” demek yerine değerlendirme yapılması çok önemlidir. En kritik nokta: Erken fark etmek Bu yaş grubunda en büyük hata, “erkek çocuk geç konuşur”, “zamanla açılır” gibi düşüncelerle süreci ertelemektir. Oysa erken müdahale, otizmde en güçlü avantajdır. 2–3 yaşta başlanan destek, çocuğun gelişiminde ciddi fark yaratabilir. Peki, çözüm ne? Öncelikle şunu net söylemek gerekir: Otizm “geçen” bir durum değil, yönetilen ve destekle gelişen bir süreçtir. Doğru yaklaşımla çocuklar önemli ilerlemeler kaydedebilir. Yapılması gerekenler: Bir çocuk psikiyatrisi veya gelişim uzmanına başvurmak Gelişim değerlendirmesi yaptırmak Gerekirse özel eğitim programına başlamak Evde ebeveynin bilinçli şekilde sürece katılması Özellikle oyun temelli eğitimler, dil ve iletişim becerilerini geliştirmede çok etkilidir. Ailenin sabırlı, tutarlı ve destekleyici olması ise sürecin en önemli parçasıdır.     Ailelere önemli bir hatırlatma Özellikle 0-3 yaş arasında ekrana maruz bırakılan çocuklar ki bunun süresi hiç önemli değil temelde otistik belirtiler varsa bunu tetikler. Çocuğun ev ortamında çok fazla yalnız kalması ve gereken uyaranlar verilmemesi otizmin ortaya çıkmasının en öneli nedenlerinden biridir. Her çocuk kendi hızında ilerler. Ama bazı çocuklar biraz daha farklı bir yoldan gider. O yolu anlamak, kabul etmek ve yanında yürümek ise bizim sorumluluğumuzdur. Erken fark edilen her farklılık, aslında bir avantaja dönüşebilir. Yeter ki görmezden gelmeyelim. En önemlisi de doğru kaynaklardan çocuk gelişimi ile ilgili mutlaka bilgi sahibi olmamız gerekir ve herhangi bir uzmana değil çocuk gelişimi ve sağlığı uzmanlarına danışmanız en doğru davranıştır. Her zaman dediğim gibi çocuk büyütmek hiç zor değildir sadece evladınızın gelişimini takip edecek bilgiye, ihtiyaçlarını karşılayabilecek beceriye sahip olun. Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!
Ekleme Tarihi: 12 Nisan 2026 -Pazar

Çocukluk Otizmi

 

 

Son yıllarda özellikle ebeveynlerin sıkça duyduğu bir ifade var: “çocukluk otizmi” ya da daha doğru adıyla erken çocukluk döneminde ortaya çıkan otizm belirtileri. Aslında bu yeni bir kavram değil; ancak farkındalığın artmasıyla birlikte 2–3 yaş gibi çok erken dönemlerde belirtilerin daha net tanınması mümkün hale geldi.

Peki, bu yaşlarda otizm nasıl anlaşılır?

2–3 yaş dönemi, çocuğun sosyal, dil ve iletişim becerilerinin hızla geliştiği bir dönemdir. Bu nedenle bazı farklılıklar daha belirgin hale gelir. Dikkat edilmesi gereken başlıca işaretler şunlardır:

İsmi söylendiğinde tepki vermemek

Göz teması kurmaktan kaçınmak

İşaret etme, gösterme, paylaşma gibi sosyal davranışların az olması

Konuşmanın gecikmesi ya da hiç başlamaması

Sürekli aynı hareketleri tekrar etme (el çırpma, sallanma gibi)

Oyuncaklarla amacına uygun değil, farklı şekillerde oynama

Rutin değişikliklerine aşırı tepki verme

Yaşıtlarıyla iletişim kurmak istememe

Her çocukta bu belirtilerin hepsi görülmeyebilir. Ama birkaçının bir arada olması durumunda “bekleyelim geçer” demek yerine değerlendirme yapılması çok önemlidir.

En kritik nokta: Erken fark etmek

Bu yaş grubunda en büyük hata, “erkek çocuk geç konuşur”, “zamanla açılır” gibi düşüncelerle süreci ertelemektir. Oysa erken müdahale, otizmde en güçlü avantajdır. 2–3 yaşta başlanan destek, çocuğun gelişiminde ciddi fark yaratabilir.

Peki, çözüm ne?

Öncelikle şunu net söylemek gerekir: Otizm “geçen” bir durum değil, yönetilen ve destekle gelişen bir süreçtir. Doğru yaklaşımla çocuklar önemli ilerlemeler kaydedebilir.

Yapılması gerekenler:

Bir çocuk psikiyatrisi veya gelişim uzmanına başvurmak

Gelişim değerlendirmesi yaptırmak

Gerekirse özel eğitim programına başlamak

Evde ebeveynin bilinçli şekilde sürece katılması

Özellikle oyun temelli eğitimler, dil ve iletişim becerilerini geliştirmede çok etkilidir. Ailenin sabırlı, tutarlı ve destekleyici olması ise sürecin en önemli parçasıdır.

 

 

Ailelere önemli bir hatırlatma

Özellikle 0-3 yaş arasında ekrana maruz bırakılan çocuklar ki bunun süresi hiç önemli değil temelde otistik belirtiler varsa bunu tetikler. Çocuğun ev ortamında çok fazla yalnız kalması ve gereken uyaranlar verilmemesi otizmin ortaya çıkmasının en öneli nedenlerinden biridir.

Her çocuk kendi hızında ilerler. Ama bazı çocuklar biraz daha farklı bir yoldan gider. O yolu anlamak, kabul etmek ve yanında yürümek ise bizim sorumluluğumuzdur.

Erken fark edilen her farklılık, aslında bir avantaja dönüşebilir. Yeter ki görmezden gelmeyelim.

En önemlisi de doğru kaynaklardan çocuk gelişimi ile ilgili mutlaka bilgi sahibi olmamız gerekir ve herhangi bir uzmana değil çocuk gelişimi ve sağlığı uzmanlarına danışmanız en doğru davranıştır.

Her zaman dediğim gibi çocuk büyütmek hiç zor değildir sadece evladınızın gelişimini takip edecek bilgiye, ihtiyaçlarını karşılayabilecek beceriye sahip olun.

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.