Bilim insanlarının sesi meclise taşındı…
Bilim insanlarının sesi meclise taşındı…
CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, 7592 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Geçici 86’ncı maddeyi TBMM gündemine taşıdı.
Dr. Şevkin, yaş haddinden emekli olan öğretim üyelerinin yeniden sözleşmeli olarak istihdam edilmesine ilişkin düzenlemenin, belirli bilim alanlarını diğerlerinden ayırması ve yeniden istihdam süreçlerinde objektif ölçütlerin yeterince açık olmaması halinde eşitlik, liyakat, hukuki güvenlik ve bilimsel özerklik açısından ciddi soru işaretleri doğurabileceğini belirtti.
Dr. Şevkin, konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na kapsamlı bir yazılı soru önergesi sundu.
“BİLİM İNSANLARI BRANŞLARINA GÖRE AYRILMAMALI”
7592 sayılı Kanun’un 30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildiğini ve 9 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Dr. Şevkin, düzenlemenin 2547 sayılı Kanun’a Geçici 86’ncı madde eklediğini ifade etti.
Dr. Şevkin, yaş haddinden emekli olmuş öğretim üyelerinin yeniden istihdamına ilişkin düzenlemede belirli alanlara ayrıcalık tanınmasının, diğer bilim dallarında görev yapan bilim insanlarının durumunu gündeme getirdiğini söyledi.
“Üniversiteler yalnızca tek bir bilim alanından ibaret değildir” diyen Dr. Şevkin, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin mühendislik, temel bilimler, hukuk, sosyal bilimler ve daha pek çok alanda yetişmiş, yıllarca bilimsel üretim yapmış değerli akademisyenleri bulunmaktadır. Bir bilim insanının yeniden görev yapıp yapamayacağına yalnızca branşı üzerinden yaklaşılması doğru değildir. Kamu yararı varsa, akademik ihtiyaç varsa ve bilim insanı bilimsel üretimini sürdürüyorsa değerlendirme bütün bilim dalları için eşit, açık ve nesnel kriterlere dayanmalıdır.”
“SUBJEKTİF TAKDİR AKADEMİK LİYAKATIN ÖNÜNE GEÇMEMELİ”
Düzenlemenin uygulanmasında kullanılacak ölçütlerin açık biçimde ortaya konulmasının önemine dikkat çeken Dr. Şevkin, akademik başarı ve bilimsel üretimin somut kriterlerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Bir öğretim üyesinin yıllar boyunca ortaya koyduğu bilimsel yayınlar, uluslararası projeler, atıflar, patentler ve akademik çalışmalar ortadayken, bu başarıların ucu açık bir idari takdirle değersizleştirilmesine izin verilmemelidir” diyen Dr. Şevkin, liyakatın yerine subjektif değerlendirmelerin geçmesinin hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayacağını söyledi ve yeniden sözleşmeli istihdam süreçlerinde hangi kriterlerin kullanılacağının, sözleşmelerin hangi şartlarda yenileneceğinin ve YÖK tarafından belirlenecek kontenjanların hangi objektif ölçütlere göre oluşturulacağının kamuoyuna açıklanması gerektiğini kaydetti.
“AKADEMİSYEN BİLİMSEL ÇALIŞMASI NEDENİYLE BASKI HİSSETMEMELİ”
Düzenlemenin akademik özgürlük boyutuna da dikkat çeken Dr. Şevkin, bilim insanlarının sözleşmelerinin yenilenip yenilenmeyeceği konusunda subjektif idari değerlendirmelere bağlı kalmasının bilimsel özgürlük açısından risk oluşturabileceğini belirtti.
CHP’li Dr. Müzeyyen Şevkin, “Bilim insanı araştırmasını yaparken, farklı görüşleri ortaya koyarken veya bilimsel eleştirisini dile getirirken sözleşmesinin yenilenip yenilenmeyeceği kaygısını taşımamalıdır. Üniversitelerde bilimsel özgürlüğün güvencesi, açık ve öngörülebilir kurallardır” ifadelerini kullandı.
“Bilimsel özerklik yalnızca üniversitelerin kurumsal yapısıyla değil, bilim insanlarının akademik güvencesiyle de ilgilidir” diye konuşan Dr. Şevkin, düzenlemenin Anayasa’nın 130’uncu maddesi bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“AYM SÜRECİ İÇİN DE HUKUKİ DEĞERLENDİRME YAPILMALI”
7592 sayılı Kanun’un Geçici 86’ncı maddesi bakımından Anayasa’nın 2, 10 ve 130’uncu maddeleri yönünden ortaya çıkan iddiaların kapsamlı biçimde değerlendirilmesi ve gerekli hukuki adımların zamanında atılmasının önem taşıdığını söyleyen Dr. Şevkin, “Bilim insanlarını branşlarına göre ayıran değil, bilimsel başarılarını ve üniversitelerin gerçek ihtiyaçlarını esas alan bir sistem istiyoruz. Üniversitelerimizde liyakat, eşitlik, akademik özgürlük ve bilimsel özerklik korunmalıdır. Bilim üreten insanları kaybetmek değil, onların bilgi ve birikiminden ülkemiz adına yararlanmak zorundayız” şeklinde konuştu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
