(Eğitimci/ Yazar)
AİLE AKADEMİ…
Çocuklar İstediğimiz Gibi Değil, Yetiştirdiğimiz Gibi Olur.
Bir çocuk doğduğunda dünyaya sadece bir beden getirmez. Bir potansiyel getirir. Bir umut getirir. Bir gelecek getirir.
Ama o geleceğin şekli, sadece çocuğun mizacıyla değil; ailesinin yaklaşımıyla da belirlenir.
Biz yetişkinler çoğu zaman şunu söyleriz:
“Benim çocuğum çok inatçı.”
“Çok ağlıyor.”
“Çok hırçın.”
“Hiç söz dinlemiyor.”
Peki durup şu soruyu soruyor muyuz?
Bu davranışın arkasında hangi ihtiyaç var?
Çocuk davranışla konuşur. Çünkü duyguyu kelimeye dökemez.
Bağırıyorsa duyulmak istiyordur.
İnat ediyorsa kontrol ihtiyacı vardır.
Ağlıyorsa regülasyona ihtiyacı vardır.
Bir çocuğun karakteri evde şekillenir.
Ev, ilk okuldur.
Anne-baba ilk öğretmendir.
Çocuk görerek öğrenir.
Bağırarak değil, model olarak eğitilir.
Korkuyla değil, bağ kurarak gelişir.
Biz çocuğa nasıl davranıyorsak, o da dünyaya öyle davranmayı öğrenir.
Eğer evde empati varsa, çocuk empati kurar.
Eğer evde saygı varsa, çocuk saygıyı içselleştirir.
Eğer evde sürekli eleştiri varsa, çocuk iç sesi olarak bunu taşır.
Unutmayalım:
Çocuklar istediğimiz gibi değil, yetiştirdiğimiz gibi olur.
