UZM. PSK. DAMLA PİA TONYA
Köşe Yazarı
UZM. PSK. DAMLA PİA TONYA
 

ORTOREKSİYA NERVOZA

  Ortoreksiya nervoza, kişinin sağlıklı beslenme ve tükettiği yiyeceklerin niteliği konusunda patolojik düzeyde takıntılı hale gelmesi durumunu ifade etmektedir. Sağlıklı beslenmeye özen göstermek yaşam kalitesini destekleyen olumlu bir davranışken, bu konudaki düşünce ve davranışların kişinin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ve psikolojik iyi oluşunu olumsuz etkileyecek düzeye ulaşması önemli bir sorun haline gelebilmektedir. Özellikle son yıllarda sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ve kitle iletişim araçlarında ideal beden, sağlıklı yaşam ve beslenmeye ilişkin içeriklerin artmasıyla birlikte ortoreksiya nervoza daha fazla gündeme gelmeye başlamıştır. Ortoreksiya nervoza genellikle kişinin beslenme düzenini, yeme alışkanlıklarını ve genel sağlığını iyileştirme isteğiyle başlayabilmektedir. Ancak zaman içerisinde sağlıklı beslenmeye yönelik düşünce ve davranışlar giderek katılaşarak kişi için bir saplantı haline dönüşebilir. Diğer bazı yeme davranışı sorunlarından farklı olarak ortoreksiya nervozada temel odak her zaman kilo vermek değildir. Kişi daha çok “doğru”, “temiz”, “saf” veya “sağlıklı” olduğunu düşündüğü yiyecekleri tüketmeye yoğunlaşır ve kendi ölçütlerine göre sağlıksız kabul ettiği besinleri yaşamından giderek daha fazla çıkarmaya başlayabilir. Yapılan çalışmalar ortorektik eğilimlerle ilişkili olabilecek çeşitli faktörlere işaret etmektedir. Kronik bir hastalığa sahip olmak, obezite veya uzun süreli diyet geçmişinin bulunması, sağlık sorunları nedeniyle belirli yiyecek gruplarını tüketememek, mükemmeliyetçi kişilik özellikleri, yoğun ve işlevsiz sosyal medya kullanımı, olumsuz beden algısı, sağlık ve beslenme konularına aşırı düzeyde ilgi gösterme, obsesif-kompulsif özellikler, spor veya fitness odaklı bir yaşam biçimi ve duygu düzenlemede yaşanan güçlükler bu faktörler arasında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte bu özelliklerden bir veya birkaçına sahip olmak, kişinin mutlaka ortoreksiya nervoza geliştireceği anlamına gelmemektedir. Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte beslenme ve sağlıklı yaşam konusundaki içeriklere ulaşmak oldukça kolaylaşmıştır. Ancak bu içeriklerin tamamının bilimsel bilgiye dayanmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. “Temiz beslenme”, “zararlı yiyecekler”, “yasaklı besinler” veya “mükemmel beslenme” gibi kesin ve katı sınıflandırmalar, bazı kişilerde yiyeceklere yönelik kaygının artmasına ve beslenmenin giderek daha kısıtlayıcı hale gelmesine katkıda bulunabilir. Özellikle sosyal medyada idealize edilen bedenlerin ve kusursuz görünen beslenme rutinlerinin sürekli olarak takip edilmesi, kişinin kendi bedeni ve beslenme biçimiyle ilgili değerlendirmelerini de olumsuz yönde etkileyebilir. Ortoreksiya nervozadan söz edebilmek için yalnızca sağlıklı beslenmeye önem vermek yeterli değildir. Sağlıklı beslenmeye ilişkin düşüncelerin kişinin zihnini yoğun biçimde meşgul etmesi, belirlediği beslenme kurallarının dışına çıktığında belirgin kaygı, suçluluk veya rahatsızlık yaşaması, “sağlıksız” olarak değerlendirdiği yiyeceklerden giderek daha fazla kaçınması ve bu durumun ciddi besin kısıtlamalarına kadar ilerlemesi önemli belirtiler arasında değerlendirilebilir. Bunun yanında kişinin sosyal yaşamının, günlük işlevselliğinin ve psikolojik iyi oluşunun bu durumdan etkilenmesi de önemlidir. Ancak kişinin kendi kendine tanı koyması yerine belirtilerin ruh sağlığı ve beslenme alanındaki uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekir. Maalesef günümüzde sağlıklı beslenmenin ne olduğu konusunda bilimsel temeli bulunmayan ve alanında yetkin olmayan kişiler veya kaynaklar tarafından üretilen çok sayıda yanlış bilgiyle karşılaşılmaktadır. Besinleri kesin biçimde “iyi-kötü”, “temiz-kirli” ya da “sağlıklı-sağlıksız” olarak sınıflandıran içerikler, sağlıklı beslenmeye yönelik esnek yaklaşımın yerini zaman içerisinde katı kurallara ve kaygıya bırakmasına neden olabilir. Oysa sağlıklı beslenme yalnızca tabağımıza koyduğumuz yiyeceklerden ibaret değildir; besinlerle kurduğumuzilişkinin de sağlıklı olması gerekir. Bir yiyeceği tüketmenin yoğun suçluluk, korku veya kaygı yaratmaya başladığı; beslenme kurallarının sosyal yaşamı ve günlük işlevselliği kısıtladığı noktada, “sağlıklı yaşama” çabası kişinin psikolojik sağlığı açısından sağlıksız bir hale dönüşmüş olabilir. Bu nedenle beslenmeyle ilgili bilgilerin güvenilir ve bilimsel kaynaklardan edinilmesi, ihtiyaç duyulduğunda ise alanında uzman kişilerden destek alınması önem taşımaktadır. Aşağıdaki sorular bir tanı aracı değildir. Ancak soruların birçoğuna “evet” yanıtı verilmesi, sağlıklı beslenmeye yönelik düşünce ve davranışların kişinin yaşamında aşırı ve kısıtlayıcı bir hale gelip gelmediğinin değerlendirilmesi açısından dikkate alınabilir. Sağlıklı olduğunu düşündüğünüz besinleri satın almak veya hazırlamak için, kendinizin ya da ailenizin diğer önemli ihtiyaçlarını geri plana atacak ölçüde bütçenizin büyük bir bölümünü ayırıyor musunuz? Sağlıklı olmadığını düşündüğünüz bir besini tükettiğinizde yoğun suçluluk, kaygı veya endişe hissediyor musunuz? Sağlıklı beslenme konusundaki kurallarınız; mutluluğunuzun, sosyal ilişkilerinizin veya günlük yaşamınızın önüne geçiyor mu? Eğlence, davet, tatil veya sosyal buluşmalarda sağlıklı olmadığını düşündüğünüz yiyeceklerden tüketmekten kaçınıyor musunuz? Sağlıklı beslenmeye çalıştığınız süreç içerisinde, daha önce tükettiğiniz bazı besinleri zamanla “yeterince sağlıklı olmadığı” düşüncesiyle beslenme listenizden çıkarmaya başladınız mı? Bu soruların birçoğuna “evet” yanıtı vermek tek başına ortoreksiya nervoza tanısı anlamına gelmez. Ancak sağlıklı beslenme düşüncesinin giderek daha fazla zihinsel alan kaplaması, kaygı ve suçluluk yaratması, tüketilebilen besinlerin giderek azalması veya sosyal ve günlük yaşamın bu kurallara göre şekillenmeye başlaması durumunda bir uzmandan değerlendirme almak faydalı olabilir.
Ekleme Tarihi: 30 Ağustos 2026 -Pazar

ORTOREKSİYA NERVOZA

 

Ortoreksiya nervoza, kişinin sağlıklı beslenme ve tükettiği yiyeceklerin niteliği konusunda patolojik düzeyde takıntılı hale gelmesi durumunu ifade etmektedir. Sağlıklı beslenmeye özen göstermek yaşam kalitesini destekleyen olumlu bir davranışken, bu konudaki düşünce ve davranışların kişinin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ve psikolojik iyi oluşunu olumsuz etkileyecek düzeye ulaşması önemli bir sorun haline gelebilmektedir. Özellikle son yıllarda sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ve kitle iletişim araçlarında ideal beden, sağlıklı yaşam ve beslenmeye ilişkin içeriklerin artmasıyla birlikte ortoreksiya nervoza daha fazla gündeme gelmeye başlamıştır.

Ortoreksiya nervoza genellikle kişinin beslenme düzenini, yeme alışkanlıklarını ve genel sağlığını iyileştirme isteğiyle başlayabilmektedir. Ancak zaman içerisinde sağlıklı beslenmeye yönelik düşünce ve davranışlar giderek katılaşarak kişi için bir saplantı haline dönüşebilir. Diğer bazı yeme davranışı sorunlarından farklı olarak ortoreksiya nervozada temel odak her zaman kilo vermek değildir. Kişi daha çok “doğru”, “temiz”, “saf” veya “sağlıklı” olduğunu düşündüğü yiyecekleri tüketmeye yoğunlaşır ve kendi ölçütlerine göre sağlıksız kabul ettiği besinleri yaşamından giderek daha fazla çıkarmaya başlayabilir.

Yapılan çalışmalar ortorektik eğilimlerle ilişkili olabilecek çeşitli faktörlere işaret etmektedir. Kronik bir hastalığa sahip olmak, obezite veya uzun süreli diyet geçmişinin bulunması, sağlık sorunları nedeniyle belirli yiyecek gruplarını tüketememek, mükemmeliyetçi kişilik özellikleri, yoğun ve işlevsiz sosyal medya kullanımı, olumsuz beden algısı, sağlık ve beslenme konularına aşırı düzeyde ilgi gösterme, obsesif-kompulsif özellikler, spor veya fitness odaklı bir yaşam biçimi ve duygu düzenlemede yaşanan güçlükler bu faktörler arasında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte bu özelliklerden bir veya birkaçına sahip olmak, kişinin mutlaka ortoreksiya nervoza geliştireceği anlamına gelmemektedir.

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte beslenme ve sağlıklı yaşam konusundaki içeriklere ulaşmak oldukça kolaylaşmıştır. Ancak bu içeriklerin tamamının bilimsel bilgiye dayanmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. “Temiz beslenme”, “zararlı yiyecekler”, “yasaklı besinler” veya “mükemmel beslenme” gibi kesin ve katı sınıflandırmalar, bazı kişilerde yiyeceklere yönelik kaygının artmasına ve beslenmenin giderek daha kısıtlayıcı hale gelmesine katkıda bulunabilir. Özellikle sosyal medyada idealize edilen bedenlerin ve kusursuz görünen beslenme rutinlerinin sürekli olarak takip edilmesi, kişinin kendi bedeni ve beslenme biçimiyle ilgili değerlendirmelerini de olumsuz yönde etkileyebilir.

Ortoreksiya nervozadan söz edebilmek için yalnızca sağlıklı beslenmeye önem vermek yeterli değildir. Sağlıklı beslenmeye ilişkin düşüncelerin kişinin zihnini yoğun biçimde meşgul etmesi, belirlediği beslenme kurallarının dışına çıktığında belirgin kaygı, suçluluk veya rahatsızlık yaşaması, “sağlıksız” olarak değerlendirdiği yiyeceklerden giderek daha fazla kaçınması ve bu durumun ciddi besin kısıtlamalarına kadar ilerlemesi önemli belirtiler arasında değerlendirilebilir. Bunun yanında kişinin sosyal yaşamının, günlük işlevselliğinin ve psikolojik iyi oluşunun bu durumdan etkilenmesi de önemlidir. Ancak kişinin kendi kendine tanı koyması yerine belirtilerin ruh sağlığı ve beslenme alanındaki uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekir.

Maalesef günümüzde sağlıklı beslenmenin ne olduğu konusunda bilimsel temeli bulunmayan ve alanında yetkin olmayan kişiler veya kaynaklar tarafından üretilen çok sayıda yanlış bilgiyle karşılaşılmaktadır. Besinleri kesin biçimde “iyi-kötü”, “temiz-kirli” ya da “sağlıklı-sağlıksız” olarak sınıflandıran içerikler, sağlıklı beslenmeye yönelik esnek yaklaşımın yerini zaman içerisinde katı kurallara ve kaygıya bırakmasına neden olabilir. Oysa sağlıklı beslenme yalnızca tabağımıza koyduğumuz yiyeceklerden ibaret değildir; besinlerle kurduğumuzilişkinin de sağlıklı olması gerekir. Bir yiyeceği tüketmenin yoğun suçluluk, korku veya kaygı yaratmaya başladığı; beslenme kurallarının sosyal yaşamı ve günlük işlevselliği kısıtladığı noktada, “sağlıklı yaşama” çabası kişinin psikolojik sağlığı açısından sağlıksız bir hale dönüşmüş olabilir. Bu nedenle beslenmeyle ilgili bilgilerin güvenilir ve bilimsel kaynaklardan edinilmesi, ihtiyaç duyulduğunda ise alanında uzman kişilerden destek alınması önem taşımaktadır.

Aşağıdaki sorular bir tanı aracı değildir. Ancak soruların birçoğuna “evet” yanıtı verilmesi, sağlıklı beslenmeye yönelik düşünce ve davranışların kişinin yaşamında aşırı ve kısıtlayıcı bir hale gelip gelmediğinin değerlendirilmesi açısından dikkate alınabilir.

  • Sağlıklı olduğunu düşündüğünüz besinleri satın almak veya hazırlamak için, kendinizin ya da ailenizin diğer önemli ihtiyaçlarını geri plana atacak ölçüde bütçenizin büyük bir bölümünü ayırıyor musunuz?
  • Sağlıklı olmadığını düşündüğünüz bir besini tükettiğinizde yoğun suçluluk, kaygı veya endişe hissediyor musunuz?
  • Sağlıklı beslenme konusundaki kurallarınız; mutluluğunuzun, sosyal ilişkilerinizin veya günlük yaşamınızın önüne geçiyor mu?
  • Eğlence, davet, tatil veya sosyal buluşmalarda sağlıklı olmadığını düşündüğünüz yiyeceklerden tüketmekten kaçınıyor musunuz?
  • Sağlıklı beslenmeye çalıştığınız süreç içerisinde, daha önce tükettiğiniz bazı besinleri zamanla “yeterince sağlıklı olmadığı” düşüncesiyle beslenme listenizden çıkarmaya başladınız mı?

Bu soruların birçoğuna “evet” yanıtı vermek tek başına ortoreksiya nervoza tanısı anlamına gelmez. Ancak sağlıklı beslenme düşüncesinin giderek daha fazla zihinsel alan kaplaması, kaygı ve suçluluk yaratması, tüketilebilen besinlerin giderek azalması veya sosyal ve günlük yaşamın bu kurallara göre şekillenmeye başlaması durumunda bir uzmandan değerlendirme almak faydalı olabilir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.