“Kentsel dönüşüm değil, kentsel soygundur !”

Gündem 11.07.2024 - 11:06, Güncelleme: 11.07.2024 - 11:06 1595 kez okundu.
 

“Kentsel dönüşüm değil, kentsel soygundur !”

Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Göl Mahallesinde İnşaatı süren Toplu Konut İdaresi (TOKİ) konutlarına ilişkin açıklama yaptı.
“ADNAN MENDERES BETONLAŞIYOR” Hıdır Çak açıklamasında; kuruluş amacı, dar ve orta gelirli vatandaşların konut sorununu çözmek olarak açıklanan TOKİ’nin,  açıklanan amacın tam tersi yönünde yoğunluk artışı da sağlanarak Adnan Menderes Bulvarını betonlaştırdığını ifade etti. Açıklamada şu sözlere yer verildi: “Göl mahallesi, yeşil alanıyla, göl manzarasıyla her gelir grubundan Adanalıların aileleriyle, arkadaşlarıyla nefes alabildikleri bir yer olma özelliğine sahipti. Ama ne yazıktır ki burada artık göl manzaralı TOKİ konutları yükselmeye başladı. Öncelikle; TOKİ’lerin kuruluş amacını hatırlayalım,ne denmişti; dar ve orta gelirli vatandaşların konut sorununu çözmek! TOKİ’nin sayfasından da,kendi ifadeleriyle amacı “TOKİ; kuruluş felsefesine uygun olarak, özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın konut beklentisini karşılamada bir “dost eli” anlayışıyla hizmet vermeye devam etmektedir” Göl Mahallesindeki, göl manzaralı evlerde, dar gelirli vatandaşımız oturma şansına sahip midir? Elbette ki Hayır’! Adana’nın bu güzel bölgesibetonlaştırılmaktadır.  Bu iklim değişikliğinde, giderek etkisini arttıran çevre sorunları altında ve de sıcaklığı dillere destan Adana’mızda; yeşil alanların korunması ve yüksek binalardan kaçınılması gerekirken tam tersi yapılmaktadır. Kentsel dönüşüm adı altında birtakım şirketlere ve onların ortaklarına sermaye aktarımı yapılmaktadır. Belli şirketlere ayrıcalıklar sağlanmaktadır.Tam da bu nedenle diyoruz ki burada yapılan Kentsel Dönüşüm değil, kentsel soygundur.  TOKİ; sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirme amacı güttüğünü belirtiyor olsa da, yapılanlar bunun tam tersini işaret ediyor.Şirketlerin öncülüğünde yürütülen bir toplu konut çalışmasının kamu yararını gözetilebileceğini düşünmek abesle iştigal etmektir.Bu bölgede iki inşaat alanı bulunmaktadır. Birincisi, 333 konutun yer aldığı 48 bin m2’nin üzerindeki alan, 247 milyon TL yaklaşık maliyetle bir şirkete ihale edilmiştir. TOKİ’nin şirketlere rant kazandırma yolundaki bir diğer faaliyeti olan gelir paylaşımı uygulaması ile de; 333 konutun inşa edildiği alanın hemen yanındaki, 50 bin m2 civarındaki alan, “satış karşılığı gelir paylaşımı işi” adı altında bir konsorsiyuma açık ihale usulü ile ihale edilmiştir. Hem de iki bölgede de, eskiden 2 katlı binalara iznin verilen 0.20, 0.40 yoğunluklar, yaklaşık 4 katına çıkarılarak! Hem de mesire alanına konut artı ticaret alan tanımlaması yapılarak!Tüm bu yoğunluk artışlı ayrıcalıklar, bu güzel alanda ihaleyi alan şirketlerin sermayesine katkıdır, karlarına katkıdır.Adanalıların zararınadır. Adanalıların nefes alacağı mesire alanının da bulunduğu bölgenin devlet eliyle işgalidir. Adnan Menderes’teki işgallerin önlenmesi gerekirken, yaratılan yoğunluk artışıyla, altyapı, trafik sorunu daha da artırılmaktadır.Boşuna buna Kentsel Soygun demiyoruz. Hepimizin gözü önünde Adana’mızın değerli bir bölgesi ranta kurban edilmektedir.Bugün artık, Toplu Konut İdaresi öncülüğündeki kentsel dönüşüm, kentsel toprakların sermaye olarak varsıllara aktarılmasına dönüşmüştür.Göl mahallesindeki uygulama, bunun tipik bir örneğidir. Unutulmamalıdır ki, devletin görevi çevreyi, kent topraklarını, yeşil alanları korumaktır. Vatandaşların oturabileceği ucuz, sağlıklı, yaşanabilir konutlar üretmektir.Bizim hatırlatmak istediğimiz, işte tam da budur!”        
Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Göl Mahallesinde İnşaatı süren Toplu Konut İdaresi (TOKİ) konutlarına ilişkin açıklama yaptı.

“ADNAN MENDERES BETONLAŞIYOR”

Hıdır Çak açıklamasında; kuruluş amacı, dar ve orta gelirli vatandaşların konut sorununu çözmek olarak açıklanan TOKİ’nin,  açıklanan amacın tam tersi yönünde yoğunluk artışı da sağlanarak Adnan Menderes Bulvarını betonlaştırdığını ifade etti.

Açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Göl mahallesi, yeşil alanıyla, göl manzarasıyla her gelir grubundan Adanalıların aileleriyle, arkadaşlarıyla nefes alabildikleri bir yer olma özelliğine sahipti. Ama ne yazıktır ki burada artık göl manzaralı TOKİ konutları yükselmeye başladı. Öncelikle; TOKİ’lerin kuruluş amacını hatırlayalım,ne denmişti; dar ve orta gelirli vatandaşların konut sorununu çözmek! TOKİ’nin sayfasından da,kendi ifadeleriyle amacı “TOKİ; kuruluş felsefesine uygun olarak, özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın konut beklentisini karşılamada bir “dost eli” anlayışıyla hizmet vermeye devam etmektedir”

Göl Mahallesindeki, göl manzaralı evlerde, dar gelirli vatandaşımız oturma şansına sahip midir? Elbette ki Hayır’! Adana’nın bu güzel bölgesibetonlaştırılmaktadır.  Bu iklim değişikliğinde, giderek etkisini arttıran çevre sorunları altında ve de sıcaklığı dillere destan Adana’mızda; yeşil alanların korunması ve yüksek binalardan kaçınılması gerekirken tam tersi yapılmaktadır. Kentsel dönüşüm adı altında birtakım şirketlere ve onların ortaklarına sermaye aktarımı yapılmaktadır. Belli şirketlere ayrıcalıklar sağlanmaktadır.Tam da bu nedenle diyoruz ki burada yapılan Kentsel Dönüşüm değil, kentsel soygundur.  TOKİ; sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirme amacı güttüğünü belirtiyor olsa da, yapılanlar bunun tam tersini işaret ediyor.Şirketlerin öncülüğünde yürütülen bir toplu konut çalışmasının kamu yararını gözetilebileceğini düşünmek abesle iştigal etmektir.Bu bölgede iki inşaat alanı bulunmaktadır. Birincisi, 333 konutun yer aldığı 48 bin m2’nin üzerindeki alan, 247 milyon TL yaklaşık maliyetle bir şirkete ihale edilmiştir.

TOKİ’nin şirketlere rant kazandırma yolundaki bir diğer faaliyeti olan gelir paylaşımı uygulaması ile de; 333 konutun inşa edildiği alanın hemen yanındaki, 50 bin m2 civarındaki alan, “satış karşılığı gelir paylaşımı işi” adı altında bir konsorsiyuma açık ihale usulü ile ihale edilmiştir. Hem de iki bölgede de, eskiden 2 katlı binalara iznin verilen 0.20, 0.40 yoğunluklar, yaklaşık 4 katına çıkarılarak! Hem de mesire alanına konut artı ticaret alan tanımlaması yapılarak!Tüm bu yoğunluk artışlı ayrıcalıklar, bu güzel alanda ihaleyi alan şirketlerin sermayesine katkıdır, karlarına katkıdır.Adanalıların zararınadır. Adanalıların nefes alacağı mesire alanının da bulunduğu bölgenin devlet eliyle işgalidir.

Adnan Menderes’teki işgallerin önlenmesi gerekirken, yaratılan yoğunluk artışıyla, altyapı, trafik sorunu daha da artırılmaktadır.Boşuna buna Kentsel Soygun demiyoruz. Hepimizin gözü önünde Adana’mızın değerli bir bölgesi ranta kurban edilmektedir.Bugün artık, Toplu Konut İdaresi öncülüğündeki kentsel dönüşüm, kentsel toprakların sermaye olarak varsıllara aktarılmasına dönüşmüştür.Göl mahallesindeki uygulama, bunun tipik bir örneğidir. Unutulmamalıdır ki, devletin görevi çevreyi, kent topraklarını, yeşil alanları korumaktır. Vatandaşların oturabileceği ucuz, sağlıklı, yaşanabilir konutlar üretmektir.Bizim hatırlatmak istediğimiz, işte tam da budur!”

 

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.