Okul Öncesi Öğretmeni – Uzman Öğretici
Bir çocuğun başarısını yalnızca zekâsı ya da öğrendiği bilgiler belirlemez. Çocuğun öğrendiği bilgiyi kullanabilmesi, davranışlarını kontrol edebilmesi, plan yapabilmesi ve değişen durumlara uyum sağlayabilmesi de büyük önem taşır. İşte tüm bu becerilerin temelinde yürütücü işlevler bulunur.
Yürütücü işlevler, beynimizin adeta “yönetim sistemi” olarak görev yapan bilişsel becerileridir. Dikkatimizi yönlendirmemizi, bilgiyi aklımızda tutmamızı, dürtülerimizi kontrol etmemizi, plan yapmamızı ve problem çözmemizi sağlar.
Örneğin bir çocuğun öğretmenin verdiği yönergeyi aklında tutması çalışma belleğiyle, sırasını beklemesi dürtü kontrolüyle, oyunun kuralları değiştiğinde uyum sağlaması ise bilişsel esneklikle ilişkilidir.
Bu beceriler çocuklarda doğuştan tamamlanmış değildir; gelişim sürecinde güçlenir. Bu nedenle küçük bir çocuktan yetişkin düzeyinde planlama ve öz kontrol beklemek doğru değildir.
Peki çocuklarımızı nasıl destekleyebiliriz?
Günlük yaşam bunun için en güzel fırsattır. Çocuğun yerine her şeyi yapmak yerine ona küçük sorumluluklar vermek, “Önce ne yapmalısın?”, “Sonra ne gelecek?”, “Başka nasıl çözebiliriz?” gibi sorular sormak; oyunlarda sıra bekleme, kurallara uyma ve problem çözme fırsatları oluşturmak yürütücü işlevleri destekler.
Bazen “dikkatsiz”, “dağınık” ya da “sabırsız” olarak tanımladığımız bir çocuğun aslında geliştirmeye ihtiyaç duyduğu bir yürütücü işlev becerisi olabilir. Bu nedenle davranışı yalnızca düzeltmeye çalışmak yerine, davranışın arkasındaki beceriyi desteklemek gerekir.
Çünkü çocukların yalnızca ne bildiği değil, bildiklerini nasıl kullandığı önemlidir.
Belki de çocuklara sormamız gereken en önemli soru şudur:
“Bunu biliyor musun?” değil, “Bunu yapabilmek için nasıl düşünebilirsin?”
