Bazı insanlar sabahı güneşle karşılar.
Bazıları ise gazete kokusuyla.
Adana'da tam otuz yıldır, daha güneş Torosların ardından doğmadan bir matbaanın kalbi atıyor. Demir makineler konuşuyor, mürekkep kâğıtla buluşuyor ve şehrin hafızası yeni bir güne uyanıyor.
İşte o hafızanın adı.
Çukurova Press Gazetesi
Otuz yıl önce küçücük bir umutla başlayan yolculuk, bugün milyonlarca satırın, binlerce haberin, sayısız insan hikâyesinin destanına dönüştü.
Çünkü gazete yalnızca haber yazmaz.
Bir annenin gözyaşını, bir işçinin alın terini, bir öğrencinin başarısını, bir esnafın umudunu ve bir şehrin vicdanını da sayfalarına taşır.
Her sabah yeniden doğan bir gazete aslında yeniden doğan umuttur.
Her baskı, "Adana'nın sesi susmayacak." diyen sessiz bir yemindir.
Otuz yıl boyunca nice mevsimler geçti.
Seller geldi, sıcaklar kavurdu, depremler yaşandı, sevinçler paylaşıldı, acılar birlikte göğüslendi.
Ama bir şey hiç değişmedi.
Çukurova Press, her sabah Adanalının kapısını çalmaya devam etti.
Çünkü güven, bir günde kazanılmaz.
Otuz yılda emekle, doğrulukla ve halkın sevgisiyle inşa edilir.
Yerel olabilir.
Ama yüreği bütün Çukurova kadar geniştir.
Bir şehrin sesi olabilmek, en büyük ödüldür.
Adana'nın tercihi olmak ise parayla satın alınamayacak kadar kıymetli bir onurdur.
Bugün otuz yaşına ulaşan Çukurova Press Gazetesi, yalnızca bir yayın organı değil; Adana'nın yaşayan belleği, dününü bugüne, bugününü yarınlara taşıyan güçlü bir köprüdür.
Nice yıllara.
Mürekkebiniz hiç kurumadan, kaleminiz hiç susmadan, halkın sesi olmaya devam etmeniz dileğiyle.
Çünkü bazı gazeteler haber verir.
Bazıları ise bir şehrin tarihini yazar.
