SERAY SAYAR LEVENT
Köşe Yazarı
SERAY SAYAR LEVENT
 

Bebelerin İlk Ayrılışı-Salya Sümük Serüveni

Herkese selam…   Umarım herkesin de sağlığı sıhhati yerindedir. Zira bu memlekette bir hafta çoook uzun bir süre… Her gün aksiyon peşinde koşan, kaosun olmadığı bir gün geçtiği zaman “ hayırdır daha kötü bir şey mi, yaşayacağız?” diyerek, olumlu durumlardan şüphelenir hale gelen, günlerden geçince bir hafta gerçekten çook uzun bir zaman….O yüzden, umarım bu bir haftada hepiniz akıl ve beden sağlığınızı korumayı başarmışsınızdır.   Beni soran olursa da ben, bedenen şimdilik sağlam gözüksem de akıl sağlığımı, bakanlıkların bizi paylaşamamasının ve geçici yasaların kimse tarafından açıklanamamasının kaygısı ve şamar oğlanına dönmemizin sersemliği ile kaybetmek üzereyim.   Bilen bilir geçen yıl bir geçici yasa ile MEB den açılan kurumlara 24 aylık öğrenci  alma hakkı tanındı, yine bir gecede gelen geçici madde; Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kurumların çocuk kulüpleri bölümü MEB devredildi…   Çırpındık yırtındık, hukuksal süreçlere başvurduk ancak hala sonuç  yok… Bir MEB , bir Aile Sosyal mekik dokuyup duruyoruz. Bu memlekette her şey bir gecede değişebiliyor. Bir gece de elinizden yetkileriniz alınırken, bir gecede yok olup gidebiliyorsunuz, Öyle “verilmiş hak alınmaz, aileler ne olacak, çalışan personelin hali nicedir, yılların kurumları şimdi ne yapacak gibi…” Sorular, biz vatandaş için asla yetkililerin önemsemediği ıvır zıvır işler durumunda. Ayrıca sakın, hak-hukuk- yasa diyerek ortalara dökülmeyin, zira şimdi kimse hiç bir şey bilmiyor, ne acı değil mi?   Siyasi kavgaların dışında bir hayat var ve bu gerçek hayatın içinde biz vatandaşlar hem öksüzüz hem yetim…   Şimdi gelelim gerçek dünyaya, bebelerimize…   Her insan yeni bir ortamda mutlaka kaygı yaşar ve bu durumunu beden diliyle mutlaka yansıtır. Çocuklar da ise bu kaygıyı nasıl yansıtacaklarını bilememenin huzursuzluğu ile tepkileri farklı olur ki bütün bu kaygı duyguları biz insan evladı için çok doğaldır. Yine de bu doğal tepkiyi ailelere anlatmak her zaman zor olur. Zira bizim alışık olduğumuz durum, onlara çok yabancıdır. Meslek hayatım boyunca kuruma geldiğinde ağlamayan bir tane çocuğum oldu. Onu hiç unutmam “teyze” diyerek bacağıma sarıldığında daha 2 yaşındaydı şimdilerde ise takriben 35 yaşını bulmuş bir genç kadındır.     Peki, şimdi tepkileri ve nedenleri, anormalle-normali birlikte inceleyelim.   Her eğitim öğretim yılının başında birçok aile aynı endişeyi yaşar: "Çocuğum okula alışabilecek mi?" Aslında okula uyum süreci, yalnızca çocuğun değil; ailenin, öğretmenin ve okulun birlikte yönettiği doğal bir gelişim sürecidir. İlk günlerde görülen ağlama, çekingenlik, anne babadan ayrılmak istememe ya da öğretmenle konuşmama gibi davranışlar çoğu zaman normaldir. Bu belirtiler genellikle birkaç gün ya da birkaç hafta içinde, çocuk kendini güvende hissettikçe azalır. Ancak belirtiler 3-4 haftadan uzun sürüyor, giderek artıyor ve çocuğun günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ya da öğrenmesini belirgin biçimde etkiliyorsa daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerekebilir.
Ekleme Tarihi: 07 Ağustos 2026 -Cuma

Bebelerin İlk Ayrılışı-Salya Sümük Serüveni

Herkese selam…
 
Umarım herkesin de sağlığı sıhhati yerindedir. Zira bu memlekette bir hafta çoook uzun bir süre… Her gün aksiyon peşinde koşan, kaosun olmadığı bir gün geçtiği zaman “ hayırdır daha kötü bir şey mi, yaşayacağız?” diyerek, olumlu durumlardan şüphelenir hale gelen, günlerden geçince bir hafta gerçekten çook uzun bir zaman….O yüzden, umarım bu bir haftada hepiniz akıl ve beden sağlığınızı korumayı başarmışsınızdır.
 
Beni soran olursa da ben, bedenen şimdilik sağlam gözüksem de akıl sağlığımı, bakanlıkların bizi paylaşamamasının ve geçici yasaların kimse tarafından açıklanamamasının kaygısı ve şamar oğlanına dönmemizin sersemliği ile kaybetmek üzereyim.
 
Bilen bilir geçen yıl bir geçici yasa ile MEB den açılan kurumlara 24 aylık öğrenci  alma hakkı tanındı, yine bir gecede gelen geçici madde; Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kurumların çocuk kulüpleri bölümü MEB devredildi…
 
Çırpındık yırtındık, hukuksal süreçlere başvurduk ancak hala sonuç  yok… Bir MEB , bir Aile Sosyal mekik dokuyup duruyoruz. Bu memlekette her şey bir gecede değişebiliyor. Bir gece de elinizden yetkileriniz alınırken, bir gecede yok olup gidebiliyorsunuz, Öyle “verilmiş hak alınmaz, aileler ne olacak, çalışan personelin hali nicedir, yılların kurumları şimdi ne yapacak gibi…” Sorular, biz vatandaş için asla yetkililerin önemsemediği ıvır zıvır işler durumunda. Ayrıca sakın, hak-hukuk- yasa diyerek ortalara dökülmeyin, zira şimdi kimse hiç bir şey bilmiyor, ne acı değil mi?
 
Siyasi kavgaların dışında bir hayat var ve bu gerçek hayatın içinde biz vatandaşlar hem öksüzüz hem yetim…
 
Şimdi gelelim gerçek dünyaya, bebelerimize…
 
Her insan yeni bir ortamda mutlaka kaygı yaşar ve bu durumunu beden diliyle mutlaka yansıtır. Çocuklar da ise bu kaygıyı nasıl yansıtacaklarını bilememenin huzursuzluğu ile tepkileri farklı olur ki bütün bu kaygı duyguları biz insan evladı için çok doğaldır. Yine de bu doğal tepkiyi ailelere anlatmak her zaman zor olur. Zira bizim alışık olduğumuz durum, onlara çok yabancıdır. Meslek hayatım boyunca kuruma geldiğinde ağlamayan bir tane çocuğum oldu. Onu hiç unutmam “teyze” diyerek bacağıma sarıldığında daha 2 yaşındaydı şimdilerde ise takriben 35 yaşını bulmuş bir genç kadındır.  
 
Peki, şimdi tepkileri ve nedenleri, anormalle-normali birlikte inceleyelim.
 
Her eğitim öğretim yılının başında birçok aile aynı endişeyi yaşar: "Çocuğum okula alışabilecek mi?"
Aslında okula uyum süreci, yalnızca çocuğun değil; ailenin, öğretmenin ve okulun birlikte yönettiği doğal bir gelişim sürecidir. İlk günlerde görülen ağlama, çekingenlik, anne babadan ayrılmak istememe ya da öğretmenle konuşmama gibi davranışlar çoğu zaman normaldir. Bu belirtiler genellikle birkaç gün ya da birkaç hafta içinde, çocuk kendini güvende hissettikçe azalır.
Ancak belirtiler 3-4 haftadan uzun sürüyor, giderek artıyor ve çocuğun günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ya da öğrenmesini belirgin biçimde etkiliyorsa daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerekebilir.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.