SERAY SAYAR LEVENT
Köşe Yazarı
SERAY SAYAR LEVENT
 

Kısa Kısa Notlar

SERAY LEVENT SAYAR   Herkese merhaba! İki haftalık tatilden sonra tekrar yazmanın keyfiyle ve nasıl başlayacağımın belirsizliği ile umarım görüşmeyeli herkes sağlıklı yaşamış gitmiştir. Yazımın başlığını “Kısa Kısa Notlar” diye atmamın tek nedeni, nasıl toparlayıp, nereden başlayacağımı bilemenin şaşkınlığı… Evet, yıllar sonra ilk defa (mesai arkadaşlarımın dediğine göre 5 yıl olmuş) gerçek bir tatile çıkma fırsatım oldu. Oldu da…Ben yokken yine gündem uçup gitti… O yüzden bugün gezelim-görelimle birlikte, gözlemlerimi de sizinle paylaşmak istiyorum. Belki size de bir rehber olur. Önce düğün için Azerbaycan yolcusu oldum. Hikâyeye buradan başlıyayım.  Ben her ay emekli maaşımı alınca ufak ufak gram biriktiririm, zira evlatlarınız varsa her zaman lazım olabilecek birikim yapılmalı, tabi ki 1 gramı geçemedim hiçbir zaman. Neyse, zamanında evim soyulduğu için bu küçük altınları hep cüzdanımda taşırım ki kış boyunca kısa yurt dışı gezilerim olmuştur ve onlar benle her yere gittiler. Ancak bu sefer öyle olmadı. Cüzdanımda külte altın olarak görülen gramlarım, havaalanında başıma dert açtı. Meğer takı olsaymış mesele yokmuş, ancak toplasan 100.000-150.000 TL olan gram altınlar külçe olduğu için yurt dışına çıkması yasakmış. Neyse sağ olsunlar halimden saftirik bir birikimci olduğumu anladıkları için “1 gramı düğüne al, gerisini yakınına emanet” dediler ve başıma bir iş gelmeden yurt dışına çıkabildim. Kısacası takınız ne kadar çok olursa olsun, ancak gramınız olmasın… Geldik Azerbaycan’a en fazla iki üç günde gezebileceğiniz bir yer. Elbette ki bu yorumum Bakü için. Kent turizme göre şekil almış ve yapay. Rus esintisi olan eskiye benzetilen bir mimariye sahip. Her yerde toprağın üzerinde siyah petrolü  ve  petrol çıkarma pompalarını denizde ve karada görebilirsiniz. Böyle zenginlik varken halk sizce nasıl? Tek yazacağım sosyal sağlık güvencesi bir iki sene önce başlamış. Yani çocuk dâhil halk parası yoksa sağlıktan yararlanamıyor… Artık halkın gelir durumunu siz düşünü, ancak onların parası hala bizden çok değerli. O yüzden bana çok pahalı geldi. Bir de en çok dikkatime çeken, otoban gibi yollarda, yol kenarlarına yapılan devasa beton duvarlar. Nedenini sorduğumda eski yapıların, evlerin görünmemesi için hükümet bunları yaptırmış. Ne kadar tanıdık geldi değil mi? Azerbaycan Bakü için diyeceğim bu kadar… Ve Adana’ya geri döndüm. Bizim dönüşüm hala devam ediyor. Sadece artık istediğim. Müdürlüğün hiç değişmeyen projemize göre bize 0-6 yaş kapasitesi vermesi, ancak bu bile şu anda olay olmuş durumda. Zira mevzuatta olmamasına rağmen benden bütün evrakları tekrar istiyorlar ki bu yasal değil. Hala da gerekçeli dilekçemin sonucunu bekliyorum. Umarım kazasız belasız mantıklı bir şekilde sonuçlanır. Bu arada personel alımı ve öğrenci görüşmelerimi yaptım. Bunu neden yazdığıma gelince, işe başlayan personel olmak üzere, üç anne ile görüşmelerim dikkatimi çekti. Hepsi eşinden sanal kumar bağımlığı yüzünden ayrılmış ve hepsinin ortak yanı zamanları bol, kamuda çalışan güzel maaşlar alan genç adamlar. Bu konu anladığıma göre çok fazla ailenin yıkımına neden oluyor. Umarım resmi bile olsa sanal oyunları kaldıracak bir kanun çıkar. Yoksa durum düşündüğümüzden daha vahim… Ve asıl çıkacağımız aile Alanya tatilimize, büyük bir heyecanla başlamak için yola çıktık. Sorunları arkamda bırakıp , geri dönüşte yaşayacağım kaosları  düşünmemeye çalışarak sabahın 6’sında çıktığımız, öğle sonrası vardığımız otelde “Allah’ım hep mi ben” dedirtecek manzarayla karşılaşmak… İnsanı bitiren bir durummuş. Otel rezervasyonunu instegram da gördüğüm fotoğraflarla yapmış ,bir de aylar önce parasını ödemiştim. Lakin, hiç mi fotoğraflara benzeyen bir şey olmaz. Öyle kibirli kaprisli biri değilimdir, ancak ben bile öyle pis, eski virane bir otelde kalamam. Otelin adını özellikle veriyorum Mysea Otel Alara/Alanya, girin instegrama sayfasını bulursunuz. Neyse şoku atlattıktan sonra, “burada kalamayacağımızı ve reklamlar da olduğunun çok farklısıyla karşılaştığımızı ve bir geceyi düşüp paramı iade etmelerini” söylediysem de gayet rahat biçimde sanki kandıranlar onlar değilmiş gibi iade yapmayacaklarını ve nereye şikâyet edersem edebileceğimi söyleyip işin içinden çıktılar. Anlayacağınız vermedikleri hizmetin peşin peşin parasını ödemiş olduk. Adana’ya gelince aklıma gelen her yere fotoğraflayarak şikâyet ettim, etmesine de bakalım ne olacak, giden benim hayallerime ve parama oldu. Ve mecburen başka bir otele yerleştik. Halimizi gören yetkili sağ olsun,  deniz kenarında kullanmamız için loca hediye etti. Onun da adını yazayım. Marvida Otel, güzel, temiz oldukça büyük yazlık sitilinde yapılmış bir otel. Gayet keyifli vakit geçirdik tavsiye ederim. Burada da gördüğüm şunlardı. Personel çok yoğun çalıştığı için artık başı dönmüş durumda. Benim vatandaşım tatile gidemediği için, hep otelin içi özellikle Ruslarla dolu ve bizle bile önce Rusça konuşan sonra “aa Türk’müşsünüz” diyen bir çalışan grubu, gece gündüz koşturup dururken personel genelde Türk devletlerinden ya da bu otel böyle… Bilemedim. Ayrıca ülkemizi kasıp kavuran ve bir nesli yok etmeye yemin etmiş teknoloji bağımlığı maalesef yabancı turistlerin çocuklarını da himayesi altına almış durumda. Anladım ki bu sanal bağımlılık bize has durumdan çıkmış bile… Anlayacağınız yılların yorgunluğunu iki hafta da atmaya çalışırken. Yine insanlar öldü… Yine ocaklara ateş düştü ve ben tatil yaptığıma sevinemedim bile… Bu memlekette ne zaman bir vatandaş olarak huzurlu, sağlıklı günler yaşayacağız bilemiyorum. Ancak tek bildiğim. Dünya ülkelerinin çivisi çıkarken, bizde artık çaksan da tutturacak yer kalmadığı. Hala haklarım için mücadele diyorsam, hala emeğimle çalışken bir tatil yapamıyor ya da kandırılıyorsam, hala hukukun bizi korumadığını görüyor ve doğru vatandaş olup, bundan zarar görüyorsam ben daha ne diyeyim… Nasıl? Eğleniyor muyuz? Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!  
Ekleme Tarihi: 04 Eylül 2026 -Cuma

Kısa Kısa Notlar

SERAY LEVENT SAYAR

 

Herkese merhaba! İki haftalık tatilden sonra tekrar yazmanın keyfiyle ve nasıl başlayacağımın belirsizliği ile umarım görüşmeyeli herkes sağlıklı yaşamış gitmiştir.

Yazımın başlığını “Kısa Kısa Notlar” diye atmamın tek nedeni, nasıl toparlayıp, nereden başlayacağımı bilemenin şaşkınlığı…

Evet, yıllar sonra ilk defa (mesai arkadaşlarımın dediğine göre 5 yıl olmuş) gerçek bir tatile çıkma fırsatım oldu. Oldu da…Ben yokken yine gündem uçup gitti…

O yüzden bugün gezelim-görelimle birlikte, gözlemlerimi de sizinle paylaşmak istiyorum. Belki size de bir rehber olur.

Önce düğün için Azerbaycan yolcusu oldum. Hikâyeye buradan başlıyayım.  Ben her ay emekli maaşımı alınca ufak ufak gram biriktiririm, zira evlatlarınız varsa her zaman lazım olabilecek birikim yapılmalı, tabi ki 1 gramı geçemedim hiçbir zaman. Neyse, zamanında evim soyulduğu için bu küçük altınları hep cüzdanımda taşırım ki kış boyunca kısa yurt dışı gezilerim olmuştur ve onlar benle her yere gittiler. Ancak bu sefer öyle olmadı. Cüzdanımda külte altın olarak görülen gramlarım, havaalanında başıma dert açtı. Meğer takı olsaymış mesele yokmuş, ancak toplasan 100.000-150.000 TL olan gram altınlar külçe olduğu için yurt dışına çıkması yasakmış. Neyse sağ olsunlar halimden saftirik bir birikimci olduğumu anladıkları için “1 gramı düğüne al, gerisini yakınına emanet” dediler ve başıma bir iş gelmeden yurt dışına çıkabildim. Kısacası takınız ne kadar çok olursa olsun, ancak gramınız olmasın…

Geldik Azerbaycan’a en fazla iki üç günde gezebileceğiniz bir yer. Elbette ki bu yorumum Bakü için. Kent turizme göre şekil almış ve yapay. Rus esintisi olan eskiye benzetilen bir mimariye sahip. Her yerde toprağın üzerinde siyah petrolü  ve  petrol çıkarma pompalarını denizde ve karada görebilirsiniz. Böyle zenginlik varken halk sizce nasıl? Tek yazacağım sosyal sağlık güvencesi bir iki sene önce başlamış. Yani çocuk dâhil halk parası yoksa sağlıktan yararlanamıyor… Artık halkın gelir durumunu siz düşünü, ancak onların parası hala bizden çok değerli. O yüzden bana çok pahalı geldi. Bir de en çok dikkatime çeken, otoban gibi yollarda, yol kenarlarına yapılan devasa beton duvarlar. Nedenini sorduğumda eski yapıların, evlerin görünmemesi için hükümet bunları yaptırmış. Ne kadar tanıdık geldi değil mi? Azerbaycan Bakü için diyeceğim bu kadar…

Ve Adana’ya geri döndüm. Bizim dönüşüm hala devam ediyor. Sadece artık istediğim. Müdürlüğün hiç değişmeyen projemize göre bize 0-6 yaş kapasitesi vermesi, ancak bu bile şu anda olay olmuş durumda. Zira mevzuatta olmamasına rağmen benden bütün evrakları tekrar istiyorlar ki bu yasal değil. Hala da gerekçeli dilekçemin sonucunu bekliyorum. Umarım kazasız belasız mantıklı bir şekilde sonuçlanır. Bu arada personel alımı ve öğrenci görüşmelerimi yaptım. Bunu neden yazdığıma gelince, işe başlayan personel olmak üzere, üç anne ile görüşmelerim dikkatimi çekti. Hepsi eşinden sanal kumar bağımlığı yüzünden ayrılmış ve hepsinin ortak yanı zamanları bol, kamuda çalışan güzel maaşlar alan genç adamlar. Bu konu anladığıma göre çok fazla ailenin yıkımına neden oluyor. Umarım resmi bile olsa sanal oyunları kaldıracak bir kanun çıkar. Yoksa durum düşündüğümüzden daha vahim…

Ve asıl çıkacağımız aile Alanya tatilimize, büyük bir heyecanla başlamak için yola çıktık. Sorunları arkamda bırakıp , geri dönüşte yaşayacağım kaosları  düşünmemeye çalışarak sabahın 6’sında çıktığımız, öğle sonrası vardığımız otelde “Allah’ım hep mi ben” dedirtecek manzarayla karşılaşmak… İnsanı bitiren bir durummuş. Otel rezervasyonunu instegram da gördüğüm fotoğraflarla yapmış ,bir de aylar önce parasını ödemiştim. Lakin, hiç mi fotoğraflara benzeyen bir şey olmaz. Öyle kibirli kaprisli biri değilimdir, ancak ben bile öyle pis, eski virane bir otelde kalamam. Otelin adını özellikle veriyorum Mysea Otel Alara/Alanya, girin instegrama sayfasını bulursunuz.

Neyse şoku atlattıktan sonra, “burada kalamayacağımızı ve reklamlar da olduğunun çok farklısıyla karşılaştığımızı ve bir geceyi düşüp paramı iade etmelerini” söylediysem de gayet rahat biçimde sanki kandıranlar onlar değilmiş gibi iade yapmayacaklarını ve nereye şikâyet edersem edebileceğimi söyleyip işin içinden çıktılar. Anlayacağınız vermedikleri hizmetin peşin peşin parasını ödemiş olduk. Adana’ya gelince aklıma gelen her yere fotoğraflayarak şikâyet ettim, etmesine de bakalım ne olacak, giden benim hayallerime ve parama oldu.

Ve mecburen başka bir otele yerleştik. Halimizi gören yetkili sağ olsun,  deniz kenarında kullanmamız için loca hediye etti. Onun da adını yazayım. Marvida Otel, güzel, temiz oldukça büyük yazlık sitilinde yapılmış bir otel. Gayet keyifli vakit geçirdik tavsiye ederim.

Burada da gördüğüm şunlardı. Personel çok yoğun çalıştığı için artık başı dönmüş durumda. Benim vatandaşım tatile gidemediği için, hep otelin içi özellikle Ruslarla dolu ve bizle bile önce Rusça konuşan sonra “aa Türk’müşsünüz” diyen bir çalışan grubu, gece gündüz koşturup dururken personel genelde Türk devletlerinden ya da bu otel böyle… Bilemedim.

Ayrıca ülkemizi kasıp kavuran ve bir nesli yok etmeye yemin etmiş teknoloji bağımlığı maalesef yabancı turistlerin çocuklarını da himayesi altına almış durumda. Anladım ki bu sanal bağımlılık bize has durumdan çıkmış bile…

Anlayacağınız yılların yorgunluğunu iki hafta da atmaya çalışırken. Yine insanlar öldü… Yine ocaklara ateş düştü ve ben tatil yaptığıma sevinemedim bile…

Bu memlekette ne zaman bir vatandaş olarak huzurlu, sağlıklı günler yaşayacağız bilemiyorum. Ancak tek bildiğim. Dünya ülkelerinin çivisi çıkarken, bizde artık çaksan da tutturacak yer kalmadığı.

Hala haklarım için mücadele diyorsam, hala emeğimle çalışken bir tatil yapamıyor ya da kandırılıyorsam, hala hukukun bizi korumadığını görüyor ve doğru vatandaş olup, bundan zarar görüyorsam ben daha ne diyeyim…

Nasıl? Eğleniyor muyuz?

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.