SERAY SAYAR LEVENT
Köşe Yazarı
SERAY SAYAR LEVENT
 

Bağrışıp Durmayın!

  Evet, bu aralar ne çok bilir bilmez bağış çağrış oluyor… Bilgi kirliliği ortalarda fink atıp duruyor. Bir komedyen ve nice komedyenler ya gözaltında ya soruşturma görüyor. Siyasi kanadı zaten hiç demiyorum. Yanlış yönetildiğimiz ya da bir şeylerin yanlış gittiği inkâr edilemez. Haliyle onca yanlışın arasında doğru olanlara da kuşkuyla bakıp, çok fazla irdelemeden tepki vermek de doğalımız oldu. Üzülüyorum, neden biliyor musunuz? Bir milletin, sizi yönetenlere güvensizliğin artması ve özellikle her yapılanda art niyet aranması üzücü… Ancak Belediye kreşlerinin her hangi bir bakanlığa bağlanması gecikmiş bir karar. Bunun siyasete bağlanması çocukların yararına olan bir düşünce olmamalı, zira zaten yıllar önce kamu kuruluşlarının denetimi Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülürdü. Sonra ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Yani 30 küsur sene öncede bu böyleydi şimdi de böyle olacak. Olması gerekene neden bu derece büyük tepkiler veriliyor, elbette farkındayım. Sevgili okurlarım inanın, belki de halkın ve çocukların yararına ilk defa iyi bir şeylere imza atıldı. Şimdi size bir bir yazacağım, buna rağmen  “yok bu siyasi bir adım” derseniz, ne diyeyim haklısınız der geçerim. Neden, kamu ve belediye kreşleri bakanlığın birine bağlanmalı? Öncelikle sosyal belediyecilikte kreşlerin açılması çok doğru, olması gereken bir adımdı, zira her çocuk eşit şartlarda eğitim almalı ve artık bilimsel olarak açıklanan bir gerçek var, çocuk ne kadar erken sosyal hayatla tanışır ve eğitimin içine girerse o derece ruhsal ve bedensel olarak daha sağlıklı gelişim gösteriyor,  yani artık kreşler sadece bir bakıcı görevi üstlenmiyor. Bunda hepimiz hem fikirizdir.     Peki, derdimiz ne? Derdimiz şu, ben ilk açıldığım günden bu yana yani 1993-1994 yılından beri Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı onayıyla açılmış bir kurumum ve ayrıca Türkiye’de kamu, özel kurum açılışları tarihçesi 60’lara dayanır. Elbette ki bakanlığın birim isimleri yıllar içinde farklı adlarla anılsa da mevzu bu kurumların denetimi, açılış şartlarıdır. Daha sonra MEB “niye, ben de izin vereceğim” diyerek bizim gibi özel kurumların açılış onayını vermeye başladı ve aslında aynı hizmeti yapan özel, kamu kuruluşları iki bakanlığa bölündü. Anlayacağınız o günden bu yana isteyen MEB isteyen ASHB’ den onayla özel kuruluşlar açmaya devam etti. Bu arada ben bildim bileli kamuya bağlı kuruluşlardan açılan kreşleri (defterdarlık, hastaneler, devlet demir yolları gibi ) ve daha sonra hiç kabul edemesem de camilerdeki kreşleri hep ASHB denetledi. Anlayacağınız burada aslında yeni bir şey yok, var olanı sadece hayata geçirmeye karar verdiler. Peki, neden belediyelere şartlar getirilince bu kadar tepki doğdu?  Çünkü doğru karar yanlış zaman hepsi bu… Her yerde belediye kreşlerinin kapanma tehlikesinden bahsediliyor. Niye kapansınlar ki? Eğer, siz barakalarda açılmayıp mahalle çocuk parkını oyun alanı göstermediyseniz, zaten sıkıntı yok… Eğer, siz deprem yönetmenliğine göre bina tasarladıysanız, bunda da sıkıntı yok… Eğer, siz yangın ve afet yönetmenliğine göre kurumunuzu tasarladıysanız hiç korkmayın… Eğer, siz müdür dâhil bütün çalışanları çocuk gelişimi alanında eğitim alanlardan seçtiyseniz, ne alan… Eğer, siz belediye çalışanlarıyla aynı yemeği yedirmeyip, çocuklara özel yemek listesi hazırlıyorsanız mis… Eğer, siz ailenin aylık gelirine göre öğrenci kaydı yapıyorsanız, daha ne… Eğer, siz sınıfın büyüklüğüne göre öğrenci kapasitesini belirleyip, üzerine yetişemediğini düşünüp yardımcı öğretmenle bir sınıfta eğitim veriyorsanız, zaten sorun yok… Eğer, siz “vergi ödemek namustur” diyerek bütün mali yükümlülüklerinizi yerine getiriyorsanız, olay bitmiştir… Daha çok böyle eğerler sıralayabilirim… O yüzden neden bu kadar bağrış çığrış yapıyorsunuz? Yoksa siz, belediyenin bütün imkânlarından yararlanarak, bir sınıfa en az 20 çocuk doldurarak, öğretmen diye çalıştırdığınız insanların, aslında başka meslek mensubu olduğunu bilerek, “yemek ne çıkarsa bahtımıza” felsefesiyle ilerleyip, aslında çocukların başına ne iş gelebileceğine aldırış etmeden, gelişi güzel yerlerde ne deprem, ne yangın afet yönergelerine uymadan, bunun üzerine dar gelirli yerine üst düzey kamu, özel çalışan ailelerin çocuklarını kayıt ettiren ve hatta torpil bulamazsa kaydı gerçekleşmeyen, geçmişte çocukların bulunduğu saatlerde nişan, düğün  yapan bu nedenle sanal sayfalarda haber olan ve hiç kimse tarafından denetlenmeyen bu yerleri mi savunuyorsunuz? Bakın daha eğitim tarafına girmedim bile, şu an yazdıklarım evlatların ruhsal ve bedensel olumsuz yaşadıkları. Her şeye rağmen şimdi diyeceksiniz ki “Özel kurumlar çok pahalı…” Peki, bunun nedeni nedir? Bunun nedeni, çok para kazanmak değil, haksız rekabetten doğan zararı karşılayabilmek. Bir kurumda çocuk sayısı az ise o kurum kanuni ve sosyal standartları koruyabilmek için ücreti yükseltmek zorundadır. İşte o yüzden nasıl çocuk evler, oyun evleri gibi yerler MEB bağlandıysa adı kreş olan belediye kreşleri de bir bakanlığa bağlanmak zorundaydı. Bütün bunların hepsi çocuk yararına yapılan davranışlardır. Neden belediye kreşleri kapansın ki? Bizler kapanıyor muyuz? Her mevzuatta sürekli değişim içindeyiz, her 6 ay deseler de, 3 ay da bir denetim görüyoruz. Bizi MEB dâhil, herkes her yerden denetliyor ve en doğrusu yapılıyor. Bizim işimiz don-atlet satmak değil, bizim işimiz insan…  O yüzden, bunca yıldır ne hükümetler, ne bakanlık yetkileri gördüm… İşinizi doğru yaptığınız sürece kimse sizden mevzuat dışında bir istekte bulunmaz. Korkmayın ve bağırıp çığırıp durmayın, olması gerekenler yapıldı sadece hepsi bu… En azından artık gerçekten ihtiyacı olan ailelerin çocukları buralarda eğitim alır, artık gerçekten bölüm mezunları buralarda görev yapar, artık gerçekten müdürler çocuk gelişimi, eğitimi ile ilgili bir bölüm bitirmiş olur ve artık gerçekten sosyal belediye anlayışı ile çocuklarımız eşit şartlara sahip olur… Dedim ya korkmayın, ne bizim bakanlığımızdan ne de denetimlerden, siz çocuk yararına doğruyu yaptığınız sürece sizi denetleyenlerde insan… Her iyi niyeti görecek kadar insanlar… Daha önce yazdım, aslında doğru karar, yanlış zaman… Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!
Ekleme Tarihi: 10 Temmuz 2026 -Cuma

Bağrışıp Durmayın!

 

Evet, bu aralar ne çok bilir bilmez bağış çağrış oluyor… Bilgi kirliliği ortalarda fink atıp duruyor. Bir komedyen ve nice komedyenler ya gözaltında ya soruşturma görüyor. Siyasi kanadı zaten hiç demiyorum. Yanlış yönetildiğimiz ya da bir şeylerin yanlış gittiği inkâr edilemez. Haliyle onca yanlışın arasında doğru olanlara da kuşkuyla bakıp, çok fazla irdelemeden tepki vermek de doğalımız oldu. Üzülüyorum, neden biliyor musunuz? Bir milletin, sizi yönetenlere güvensizliğin artması ve özellikle her yapılanda art niyet aranması üzücü…

Ancak Belediye kreşlerinin her hangi bir bakanlığa bağlanması gecikmiş bir karar. Bunun siyasete bağlanması çocukların yararına olan bir düşünce olmamalı, zira zaten yıllar önce kamu kuruluşlarının denetimi Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülürdü. Sonra ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Yani 30 küsur sene öncede bu böyleydi şimdi de böyle olacak. Olması gerekene neden bu derece büyük tepkiler veriliyor, elbette farkındayım. Sevgili okurlarım inanın, belki de halkın ve çocukların yararına ilk defa iyi bir şeylere imza atıldı. Şimdi size bir bir yazacağım, buna rağmen  “yok bu siyasi bir adım” derseniz, ne diyeyim haklısınız der geçerim.

Neden, kamu ve belediye kreşleri bakanlığın birine bağlanmalı?

Öncelikle sosyal belediyecilikte kreşlerin açılması çok doğru, olması gereken bir adımdı, zira her çocuk eşit şartlarda eğitim almalı ve artık bilimsel olarak açıklanan bir gerçek var, çocuk ne kadar erken sosyal hayatla tanışır ve eğitimin içine girerse o derece ruhsal ve bedensel olarak daha sağlıklı gelişim gösteriyor,  yani artık kreşler sadece bir bakıcı görevi üstlenmiyor. Bunda hepimiz hem fikirizdir.    

Peki, derdimiz ne?

Derdimiz şu, ben ilk açıldığım günden bu yana yani 1993-1994 yılından beri Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı onayıyla açılmış bir kurumum ve ayrıca Türkiye’de kamu, özel kurum açılışları tarihçesi 60’lara dayanır. Elbette ki bakanlığın birim isimleri yıllar içinde farklı adlarla anılsa da mevzu bu kurumların denetimi, açılış şartlarıdır. Daha sonra MEB “niye, ben de izin vereceğim” diyerek bizim gibi özel kurumların açılış onayını vermeye başladı ve aslında aynı hizmeti yapan özel, kamu kuruluşları iki bakanlığa bölündü. Anlayacağınız o günden bu yana isteyen MEB isteyen ASHB’ den onayla özel kuruluşlar açmaya devam etti. Bu arada ben bildim bileli kamuya bağlı kuruluşlardan açılan kreşleri (defterdarlık, hastaneler, devlet demir yolları gibi ) ve daha sonra hiç kabul edemesem de camilerdeki kreşleri hep ASHB denetledi. Anlayacağınız burada aslında yeni bir şey yok, var olanı sadece hayata geçirmeye karar verdiler. Peki, neden belediyelere şartlar getirilince bu kadar tepki doğdu?  Çünkü doğru karar yanlış zaman hepsi bu…

Her yerde belediye kreşlerinin kapanma tehlikesinden bahsediliyor. Niye kapansınlar ki?

Eğer, siz barakalarda açılmayıp mahalle çocuk parkını oyun alanı göstermediyseniz, zaten sıkıntı yok…

Eğer, siz deprem yönetmenliğine göre bina tasarladıysanız, bunda da sıkıntı yok…

Eğer, siz yangın ve afet yönetmenliğine göre kurumunuzu tasarladıysanız hiç korkmayın…

Eğer, siz müdür dâhil bütün çalışanları çocuk gelişimi alanında eğitim alanlardan seçtiyseniz, ne alan…

Eğer, siz belediye çalışanlarıyla aynı yemeği yedirmeyip, çocuklara özel yemek listesi hazırlıyorsanız mis…

Eğer, siz ailenin aylık gelirine göre öğrenci kaydı yapıyorsanız, daha ne…

Eğer, siz sınıfın büyüklüğüne göre öğrenci kapasitesini belirleyip, üzerine yetişemediğini düşünüp yardımcı öğretmenle bir sınıfta eğitim veriyorsanız, zaten sorun yok…

Eğer, siz “vergi ödemek namustur” diyerek bütün mali yükümlülüklerinizi yerine getiriyorsanız, olay bitmiştir…

Daha çok böyle eğerler sıralayabilirim…

O yüzden neden bu kadar bağrış çığrış yapıyorsunuz?

Yoksa siz, belediyenin bütün imkânlarından yararlanarak, bir sınıfa en az 20 çocuk doldurarak, öğretmen diye çalıştırdığınız insanların, aslında başka meslek mensubu olduğunu bilerek, “yemek ne çıkarsa bahtımıza” felsefesiyle ilerleyip, aslında çocukların başına ne iş gelebileceğine aldırış etmeden, gelişi güzel yerlerde ne deprem, ne yangın afet yönergelerine uymadan, bunun üzerine dar gelirli yerine üst düzey kamu, özel çalışan ailelerin çocuklarını kayıt ettiren ve hatta torpil bulamazsa kaydı gerçekleşmeyen, geçmişte çocukların bulunduğu saatlerde nişan, düğün  yapan bu nedenle sanal sayfalarda haber olan ve hiç kimse tarafından denetlenmeyen bu yerleri mi savunuyorsunuz?

Bakın daha eğitim tarafına girmedim bile, şu an yazdıklarım evlatların ruhsal ve bedensel olumsuz yaşadıkları.

Her şeye rağmen şimdi diyeceksiniz ki “Özel kurumlar çok pahalı…” Peki, bunun nedeni nedir?

Bunun nedeni, çok para kazanmak değil, haksız rekabetten doğan zararı karşılayabilmek. Bir kurumda çocuk sayısı az ise o kurum kanuni ve sosyal standartları koruyabilmek için ücreti yükseltmek zorundadır. İşte o yüzden nasıl çocuk evler, oyun evleri gibi yerler MEB bağlandıysa adı kreş olan belediye kreşleri de bir bakanlığa bağlanmak zorundaydı. Bütün bunların hepsi çocuk yararına yapılan davranışlardır.

Neden belediye kreşleri kapansın ki? Bizler kapanıyor muyuz? Her mevzuatta sürekli değişim içindeyiz, her 6 ay deseler de, 3 ay da bir denetim görüyoruz. Bizi MEB dâhil, herkes her yerden denetliyor ve en doğrusu yapılıyor. Bizim işimiz don-atlet satmak değil, bizim işimiz insan… 

O yüzden, bunca yıldır ne hükümetler, ne bakanlık yetkileri gördüm… İşinizi doğru yaptığınız sürece kimse sizden mevzuat dışında bir istekte bulunmaz. Korkmayın ve bağırıp çığırıp durmayın, olması gerekenler yapıldı sadece hepsi bu…

En azından artık gerçekten ihtiyacı olan ailelerin çocukları buralarda eğitim alır, artık gerçekten bölüm mezunları buralarda görev yapar, artık gerçekten müdürler çocuk gelişimi, eğitimi ile ilgili bir bölüm bitirmiş olur ve artık gerçekten sosyal belediye anlayışı ile çocuklarımız eşit şartlara sahip olur…

Dedim ya korkmayın, ne bizim bakanlığımızdan ne de denetimlerden, siz çocuk yararına doğruyu yaptığınız sürece sizi denetleyenlerde insan… Her iyi niyeti görecek kadar insanlar…

Daha önce yazdım, aslında doğru karar, yanlış zaman…

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.