“Kadınların, çocukların yoksulluk nafakası haktır”

Gündem 17.06.2026 - 14:52, Güncelleme: 17.06.2026 - 14:52 572 kez okundu.
 

“Kadınların, çocukların yoksulluk nafakası haktır”

Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği (ÇKHD) Başkanı Çiğdem Akça, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yoksulluk nafakasının süresiz uygulanmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi kararına tepki gösterirken, “Kadınların, çocukların yoksulluk nafakası haktır” dedi.
>> SABİT ÖZKESER     “BOŞLUĞU DEVLET GÜVENCESİ DOLDURMALI” Çukurova Press’e açıklamalarda bulunan  ÇKHD Başkanı Çiğdem Akça, “Sosyal devlet anlayışı, devleti kadın ve çocuk yoksulluğunu önlemekte kalıcı ve mağduriyeti önleyici tedbirler almakla yükümlü kılmaktadır. Eğer mağduriyet devam ediyorsa bu açığı kapatmayı devlet desteğiyle sağlamak zorunlu hale gelmelidir. Yani nafakanın kesilmesi durumunda mağduriyet devam ediyor ise bu boşluğu devlet güvencesi doldurmalıdır” diye konuştu. “KARAR YOKLUK İÇİNDEKİ KADINLARI YOKSULLUĞA MAHKUM EDECEK” Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği  (ÇKHD) Başkanı Çiğdem Akça, “Nafaka davaları şahsa özel olup, ihtiyaç durumu ve mağduriyet göz önüne alınmalıdır. Bu kararın uygulanabileceği vakalar olduğu gibi şüphesiz hiç uygulanamayacak vakalar da mevcuttur. Bu karar zaten yokluk içinde mücadele eden kadınları yoksulluğa mahkûm edecek ve kadınların şiddet dolu evliliklerden boşanmasını da engelleyecektir” dedi.   Akça daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “ Hakları Kanunen sabit bir nafaka tutarı bulunmamakla birlikte, mahkemeler nafaka miktarını ödeyen eşin gelirinin ortalama %15 ila %25'i oranında belirler. Uygulamada ödenen nafaka miktarı, yaşam standartları, çocukların sayısı/yaşı ve mevcut sosyo-ekonomik şartlar gibi kriterlere göre aile mahkemesi hakimi tarafından takdir edilir. Bununla birlikte alınan nafakanın yetersizliği herkes tarafından bilinmektedir. Nafaka miktarını ve türünü belirleyen temel hususlar şu şekildedir: •                Tedbir Nafakası: Boşanma davası sürecinde, ekonomik olarak mağdur olan tarafın ve çocukların geçimini sağlamak için dava süresince ödenen geçici nafakadır. •                İştirak Nafakası: Velayeti verilmeyen tarafın, müşterek çocukların bakım ve eğitim giderlerine destek olmak amacıyla ödediği nafakadır. Kural olarak çocuk 18 yaşına (reşit olana) geldiğinde kendiliğinden sona erer, çocuk eğitimine devam ediyorsa devam edebilir. •                Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer tarafça ödenen destektir. Süresiz olarak bağlansa da Anayasa Mahkemesi tarafından verilen güncel iptal kararları sonrası hukuki tartışmalara konu olmaya devam etmektedir. Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya vefatı durumunda kendiliğinden kalkar. Maaşa Göre Ortalama Nafaka Aralıkları Uygulamada nafaka miktarları nafaka yükümlüsünün gelirine göre genellikle şu seviyelerde şekillenir: Aylık Gelir (Net)                  Öngörülen Nafaka Tutarı               Ortalama Oran 20.000 TL              3.000 TL – 5.000 TL           %15 – %25 30.000 TL              4.500 TL – 7.500 TL           %15 – %25 50.000 TL              10.000 TL – 12.500 TL     %20 – %25 60.000 TL              12.000 TL – 15.000 TL     %20 – %25 Türkiye Kadın Dernekleri Federasyon Başkanı Canan Güllü’ nün de belirttiği gibi süresiz yoksulluk nafakasının kaldırılması kadını pek çok açıdan mağdur etmektedir. Bunlar belli başlıklar altında toplanırsa: •                Ekonomik Güvencenin Yok Edilmesi: Nafaka hakkının zayıflatılması, yalnızca ekonomik bir hak gaspı olmaz; kadını şiddet ortamına geri dönmeye mecbur bırakan bir zorunluluğa dönüşür. •                Kadın Yoksulluğu Göz Ardı Ediliyor: Tartışmaların merkezinde ki "erkek mağduriyeti" iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır, asıl sorun Türkiye'deki kadın yoksulluğudur. Türkiye'de bağlanan nafaka miktarları çok düşük (çoğu zaman asgari ücretin çok altındadır) ve birçok erkeğin bu nafakayı ödemekten kaçınmak için çareler aramaktadır. Sosyal Devlet Eksikliği: Kadınların evlilik içinde harcadığı ücretsiz bakım emeği ve iş piyasasından dışlanmaları görmezden gelinmekte, nafaka hakkının ortadan kaldırılması yerine kadınları istihdama katan sosyal politikaların üretilmesi gerekmektedir. KADIN YOKSULLUĞUNUN ÖNLENMESİ İÇİN DEVLETE DÜŞEN GÖREVLER Kadın yoksulluğu; eğitimde fırsat eşitliği, üremesel hakların korunması, finansal okuryazarlık desteği ve kadının iş gücüne katılımını engelleyen kültürel bariyerlerin aşılması ile önlenebilir. Bu yapısal döngüyü kırmak için istihdam politikaları güçlendirilmeli ve bakım emeği yükü devlet destekleriyle hafifletilmelidir. Kadın yoksulluğunu yapısal düzeyde önlemeye yönelik temel adımlar şunlardır: •                Finansal Okuryazarlık ve Eğitim: Kadınların eğitim seviyesini yükseltmek ve onları mesleki becerilerle donatmak. Yerel yönetimlerin sunduğu ücretsiz meslek edindirme kursları ile kadınların kendi gelirlerini kazanmaları sağlanabilir.   •                Bakım Yükünün Hafifletilmesi: Kadınları iş hayatından uzaklaştıran çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi ev içi ücretsiz emek yükü kreşler ve destek hizmetleri ile toplumsallaştırılmalıdır. •                Kapsayıcı İstihdam Politikaları: Kadın girişimciliğini desteklemek için hibe programları ve mikro kredi mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. İşe alım ve ücretlendirme süreçlerinde cinsiyete dayalı eşitsizliklerin (cinsiyet temelli ücret farkı) denetlenmesi şarttır. •                Sosyal Politikalar ve Hukuki Güvence: Şiddet mağduru veya dezavantajlı kadınların barınma, hukuki destek ve temel ihtiyaçlarına erişimi kamu politikalarıyla güvence altına alınmalıdır. Yoksulluk nafakası, kadın ve çocuğun yaşam hakkı için devlet tarafından ihtiyaç olduğu müddetçe sağlanmalıdır.”    
Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği (ÇKHD) Başkanı Çiğdem Akça, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yoksulluk nafakasının süresiz uygulanmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi kararına tepki gösterirken, “Kadınların, çocukların yoksulluk nafakası haktır” dedi.

>> SABİT ÖZKESER

 

 

“BOŞLUĞU DEVLET

GÜVENCESİ DOLDURMALI”

Çukurova Press’e açıklamalarda bulunan  ÇKHD Başkanı Çiğdem Akça, “Sosyal devlet anlayışı, devleti kadın ve çocuk yoksulluğunu önlemekte kalıcı ve mağduriyeti önleyici tedbirler almakla yükümlü kılmaktadır. Eğer mağduriyet devam ediyorsa bu açığı kapatmayı devlet desteğiyle sağlamak zorunlu hale gelmelidir. Yani nafakanın kesilmesi durumunda mağduriyet devam ediyor ise bu boşluğu devlet güvencesi doldurmalıdır” diye konuştu.

“KARAR YOKLUK İÇİNDEKİ KADINLARI

YOKSULLUĞA MAHKUM EDECEK”

Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği  (ÇKHD) Başkanı Çiğdem Akça, “Nafaka davaları şahsa özel olup, ihtiyaç durumu ve mağduriyet göz önüne alınmalıdır. Bu kararın uygulanabileceği vakalar olduğu gibi şüphesiz hiç uygulanamayacak vakalar da mevcuttur. Bu karar zaten yokluk içinde mücadele eden kadınları yoksulluğa mahkûm edecek ve kadınların şiddet dolu evliliklerden boşanmasını da engelleyecektir” dedi.  

Akça daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“ Hakları Kanunen sabit bir nafaka tutarı bulunmamakla birlikte, mahkemeler nafaka miktarını ödeyen eşin gelirinin ortalama %15 ila %25'i oranında belirler. Uygulamada ödenen nafaka miktarı, yaşam standartları, çocukların sayısı/yaşı ve mevcut sosyo-ekonomik şartlar gibi kriterlere göre aile mahkemesi hakimi tarafından takdir edilir. Bununla birlikte alınan nafakanın yetersizliği herkes tarafından bilinmektedir.

Nafaka miktarını ve türünü belirleyen temel hususlar şu şekildedir:

•                Tedbir Nafakası: Boşanma davası sürecinde, ekonomik olarak mağdur olan tarafın ve çocukların geçimini sağlamak için dava süresince ödenen geçici nafakadır.

•                İştirak Nafakası: Velayeti verilmeyen tarafın, müşterek çocukların bakım ve eğitim giderlerine destek olmak amacıyla ödediği nafakadır. Kural olarak çocuk 18 yaşına (reşit olana) geldiğinde kendiliğinden sona erer, çocuk eğitimine devam ediyorsa devam edebilir.

•                Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer tarafça ödenen destektir. Süresiz olarak bağlansa da Anayasa Mahkemesi tarafından verilen güncel iptal kararları sonrası hukuki tartışmalara konu olmaya devam etmektedir. Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya vefatı durumunda kendiliğinden kalkar.

Maaşa Göre Ortalama Nafaka Aralıkları

Uygulamada nafaka miktarları nafaka yükümlüsünün gelirine göre genellikle şu seviyelerde şekillenir:

Aylık Gelir (Net)                  Öngörülen Nafaka Tutarı               Ortalama Oran

20.000 TL              3.000 TL – 5.000 TL           %15 – %25

30.000 TL              4.500 TL – 7.500 TL           %15 – %25

50.000 TL              10.000 TL – 12.500 TL     %20 – %25

60.000 TL              12.000 TL – 15.000 TL     %20 – %25

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyon Başkanı Canan Güllü’ nün de belirttiği gibi süresiz yoksulluk nafakasının kaldırılması kadını pek çok açıdan mağdur etmektedir.

Bunlar belli başlıklar altında toplanırsa:

•                Ekonomik Güvencenin Yok Edilmesi: Nafaka hakkının zayıflatılması, yalnızca ekonomik bir hak gaspı olmaz; kadını şiddet ortamına geri dönmeye mecbur bırakan bir zorunluluğa dönüşür.

•                Kadın Yoksulluğu Göz Ardı Ediliyor: Tartışmaların merkezinde ki "erkek mağduriyeti" iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır, asıl sorun Türkiye'deki kadın yoksulluğudur. Türkiye'de bağlanan nafaka miktarları çok düşük (çoğu zaman asgari ücretin çok altındadır) ve birçok erkeğin bu nafakayı ödemekten kaçınmak için çareler aramaktadır. Sosyal Devlet Eksikliği: Kadınların evlilik içinde harcadığı ücretsiz bakım emeği ve iş piyasasından dışlanmaları görmezden gelinmekte, nafaka hakkının ortadan kaldırılması yerine kadınları istihdama katan sosyal politikaların üretilmesi gerekmektedir.

KADIN YOKSULLUĞUNUN ÖNLENMESİ İÇİN

DEVLETE DÜŞEN GÖREVLER

Kadın yoksulluğu; eğitimde fırsat eşitliği, üremesel hakların korunması, finansal okuryazarlık desteği ve kadının iş gücüne katılımını engelleyen kültürel bariyerlerin aşılması ile önlenebilir. Bu yapısal döngüyü kırmak için istihdam politikaları güçlendirilmeli ve bakım emeği yükü devlet destekleriyle hafifletilmelidir.

Kadın yoksulluğunu yapısal düzeyde önlemeye yönelik temel adımlar şunlardır:

•                Finansal Okuryazarlık ve Eğitim: Kadınların eğitim seviyesini yükseltmek ve onları mesleki becerilerle donatmak. Yerel yönetimlerin sunduğu ücretsiz meslek edindirme kursları ile kadınların kendi gelirlerini kazanmaları sağlanabilir.

 

•                Bakım Yükünün Hafifletilmesi: Kadınları iş hayatından uzaklaştıran çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi ev içi ücretsiz emek yükü kreşler ve destek hizmetleri ile toplumsallaştırılmalıdır.

•                Kapsayıcı İstihdam Politikaları: Kadın girişimciliğini desteklemek için hibe programları ve mikro kredi mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. İşe alım ve ücretlendirme süreçlerinde cinsiyete dayalı eşitsizliklerin (cinsiyet temelli ücret farkı) denetlenmesi şarttır.

•                Sosyal Politikalar ve Hukuki Güvence: Şiddet mağduru veya dezavantajlı kadınların barınma, hukuki destek ve temel ihtiyaçlarına erişimi kamu politikalarıyla güvence altına alınmalıdır.

Yoksulluk nafakası, kadın ve çocuğun yaşam hakkı için devlet tarafından ihtiyaç olduğu müddetçe sağlanmalıdır.”

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.