Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 79. maddesi, Türkiye'deki seçimlerin yargı organlarının yönetim ve denetimi altında yapılmasını düzenler. Bu madde ile seçimlerin dürüstlüğü ve düzeni sağlama, yolsuzluk ile itirazları inceleyip karara bağlama yetkisi Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) verilmiştir.
Bitti…
CHP’nin 38’inci olağan kurultayının geçersiz sayılması ile ilgili yasal tartışmaları bitiren Anayasa’nın 79’uncu maddesidir. Anayasa en yüksek hukuki kurumdur. Yapılacak hiçbir yasa, çıkarılacak hiçbir kararname anayasaya aykırı olamaz. Aykırı bir durum varsa yok hükmündedir. Kısaca anayasanın üstünde hiçbir hukuki metin-makam bulunmamaktadır.
Bu işin hukuki boyutu…
Bir de siyasi boyutu var.
Ya da Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi hırsı. Yoksa siyasi hesapları mı desek!
Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl bir ruh haliyle hareket ettiğini bilmiyorum. Ama tüm hukuki ve vicdani özelliklerini bir kenara bıraktıklarını söyleyebiliriz. Çevresindeki bir avuç insanla polis zoruyla genel merkeze çökme çabası başka nasıl açıklanabilir?
Mutlak Butlan kararına Özgür Özel genel başkan seçildikten sonra CHP’de siyaset yapma şansı kalmayanlar sevinmiştir. Çünkü Özgür Özel ve çevresindekilerin en büyük hatası kurultaydan zaferle ayrıldıktan sonra Kılıçdaroğlu’na destek verenleri dışlaması ve CHP dışına itmesi olmuştur. Oysa daha kucaklayıcı olabilselerdi bugün Kılıçdaroğlu’nu daha da yalnızlaştırabilirlerdi.
Yapmadılar…
CHP’yi büyütmek yerine CHP’deki konumlarını güçlendirmeyi amaçladılar. Özgür Özel’in kurmay takımını oluşturan Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Burhanettin Bulut üçlüsü giyotin gibi Kılıçdaroğlu destekçilerini doğradılar ve safları keskinleştirdiler. Oysa yapılması gereken herkesin bu partide yerinin olduğunu hissettirmek, kimseyi ötekileştirmemekti. Kurultay zaferi sonrası bir de yerel seçim başarısı gelince parti içinde iyice pervasızlaştıklarını düşünüyorum. Oysa kazanılan yerel seçim zaferi CHP yönetiminin başarısından çok iktidarın ekonomi-eğitim-adalet konusundaki başarısız yönetiminden kaynaklanıyordu.
Bu tartışmanın başka boyutu. Özgür Özel ve ekibinin siyaseten yaptığı yanlışlar ülkeyi kurtaran-kuran partinin genel merkezine biber gazlı, plastik mermili operasyon yapılmasını alkışlamayı gerektirmez. Hem de anayasaya aykırı bir mahkeme kararını gerekçe göstererek.
CHP üyesi değilim ama Kemal Kılıçdaroğlu’nu genel başkanlığı döneminde her platformda savundum. Çünkü ben onun yurtsever ve dürüst biri olduğuna inanıyordum. Şu anda benim için hayati bir yanılgı durumunda.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun en başından bir proje olduğu yazılıp çiziliyor, gerekçeler ortaya konuyor. Buna inanmak istemiyorum. Çünkü Kılıçdaroğlu bölücülerin suikast girişimine gericilerin linçine maruz kaldı. 13 seçim kaybettiği genel başkanlığı döneminde illa ki yanlışları olmuştur. Ama bu yanlışlar onun tamamen yanlış olduğunu ortaya koymaz. Fakat şu anda yanlış yerde durduğu kesindir. “Düşkün” konumuna düşmektense (ihtimal vermiyorum ama) özüne dönmesi, doğruyu bulması dileğimdir.
Tarih herkesi ve her şeyi not eder. Tarihte nasıl yer alacağınızı kendiniz belirlersiniz.

