Adana Valisi Mustafa Yavuz: Görevimiz; Adana’nın huzuru
Adana Valisi Mustafa Yavuz: Görevimiz; Adana’nın huzuru
Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana’ya gelirken yabancı yere gelmediğini, tanıdık şehir, tanıdık hava, tanıdık güneş, tanıdık insanlar olduğunu belirterek, “Görevimiz; Adana’nın huzuru, Adanalı hemşehrilerimizin mutluluğu ve yüzlerinin gülmesidir” dedi.
>> SABİT ÖZKESER
ÇUKUROVA PRESS EKİBİNİ AĞIRLADI
Adana’da daha önce Seyhan Kaymakamı ve Vali Yardımcılığı görevinde bulunduktan sonra yeniden kente Vali olarak atanan Mustafa Yavuz’a “Hoş Geldin” ziyareti yoğun bir şekilde sürüyor. Adana’yı iyi bilen bir ismin Vali olarak atanmasından dolayı kentte büyük mutluluk yaratan Yavuz, Çukurova Press İmtiyaz Sahibi Gülçin Kanber, Yönetim Kurulu Başkanı Engin Kanber, Duayen Gazeteci Hasan Basri Yavuz ve ekibini ağırladı. Vali Mustafa Yavuz, Adana ile ilgili görüşlerini aktardı.
“BİZ DE ADANA’YA ‘HOŞ BULDUK’ DİYORUZ”
Vali Yavuz, “2,5 yıl aradan sonra kendi memleketimize tekrar geri gelmiş olduk. Geldiğimiz günden beri sizin gibi Adanalı hemşerilerimiz ve Adanalı dostlarımız her geldiğinde yeniden ‘Adana’ya hoş geldiniz’ diyor ve biz de ‘Adana’ya yeniden hoş bulduk” diyorum. Adanalı hemşerilerimizin ve dostlarımızın sevgisini samimi olarak görüyorum, hissediyorum. Burada gelen misafirlerimiz, vatandaşlarımız, hemşerilerimiz yada bizim gittiğimiz yerlerdeki açıkçası hemşerilerimizle zaten kucaklaşıyoruz” diye konuştu
“HEP BİRLİKTE EL ELE VERİP ÇALIŞACAĞIZ”
Esnaf ve vatandaşlar ile haftada 1-2 gün görüşüp, ayaklarına gideceklerini vurgulayan Vali Yavuz, “Vatandaşımıza dokunarak, devletimizin şefkatini hissettireceğiz. Eğer bizden manşet istiyorsanız hep birlikte el ele verip çalışacağız. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ederek çalışacağız. Açıkçası 24 saat biz vatandaşın emrinde olacağız. Sadece Valilik olarak değil, tüm kurumlarımızla birlikte güçlü bir iletişim sağlayarak bunu yapacağız. Bununla birlikte yeni projelerimiz veya devam eden projelerimizi de alıp devam ettireceğiz” dedi.
“ADANA’DA PANDEMİ VE 6 ŞUBAT DEPREMİNİ YAŞADIM”
Adana Valisi Mustafa Yavuz, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adana’da görev yaptığım süre içerisinde pandemi ve 6 Şubat depremini yaşadık. İnsanlık olarak da hiç bilmediğimiz, hiç karşılaşmadığımız açıkçası günler ile yaşadık ve hep birlikte yaşadık.O dönemlerde görev yaptığım sırada Adana’yı Seyhan üzerinde konuşmak istiyorum; o sıkıntılı günleri hep birlikte aştık. Emin olun ki; muhtarlarımızla, cemiyetlerimizle, sağlık teşkilatlarımızla, kurumlarla birlikte 24 saat ayakta kalarak… Elimizden geldiği sürece Seyhan’ı neredeyse hiç “Kırmızı” yapmamaya gayret ettik ve bunu da açıkçası o dönem için başardığımızı düşünüyorum. Bu arada koronavirüsten kaybettiğimiz vatandaşlarımız da oldu. Onlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Tam bitti derken 6 Şubat depremini yaşadık. Ben depremi de Adana’da yaşadım. Aynı zamanda vatandaşlarımızın yaralarının sarılması, vatandaşlarımızın yanında yer alması noktasında da gidene kadar Karabük’e gidene kadar burada çalışma fırsatımız oldu.
“ZOR GÜNLERDE HEMŞERİLERİMİZİN EMRİNDE OLDUK”
Zor günler fakat ama o zor günler bize şunu öğretti; bizler o zor günlerle birlikte hemşerilerimizle kucaklaştık, hemşerilerimizin neye ihtiyacı varsa her zaman onların emrinde ve onların hizmetkarı olduk. Vatandaşlarımızın makamında değil her daim sokakta, dışarıda onlarla birlikte olduk. Çünkü; onların neye ihtiyacı varsa elimizden geldiği sürece imkanlarımız dahilinde, gücümüz oranında onların en hafif şekilde bugünleri atlatmalarını açıkçası onlara yardımcı olmaya çalıştık.Bir aşı meselesinden dolayı sorun gecikti, yeri geldik gönderdik ve vatandaşlarımızın aşılarını yaptık. Yeri geldi maskesi olmayanlara yardımcı olduk. Yeri geldi 65 yaş üstündeki vatandaşlarımızın sokağa çıkma noktasında kısıtlamaya tabi tutuldu. Yeri geldi o dönemlerde bu insanların bazılarının ilaçlarını almalarını sağladık, yeri geldi emeklilerini teslim ettik, yeri geldi temel ihtiyaçlarını giderdik. Ama o zor günler bizim Adanalı hemşerilerimize birliğimizi, beraberliğimizi sağlama, aynı zamanda o birlik ve beraberliği sağlarken de kaynaşma, aynı zamanda evet bizi bir Adanalı hemşerileri olarak kabul etmenin de belli günleri oldu.
“831 MAHALLEMİZDE KUCAKLAŞACAĞIZ, KONUŞACAĞIZ”
Hem esnaf ve vatandaşlarımızla buluşmayı sürdüreceğiz. Her hafta bazen bir veya iki gün belki bazen iki gün vatandaşlarımızın hemşerilerimizin biz onların ayağına gideceğiz. Biz açıkçası burada oturup ‘Siz gelin’ demeyeceğiz. Biz onlara her zaman ayağına gideceğiz. Onları dinleyeceğiz, ihtiyaçları, sorunları ve bu şehirle ilgili meseleleri varsa açıkçası biz onları dinlemiş olacağız. Yada onlara devletimizin şefkatini ve devletimizin sıcak dokunuşlarını esirgemeyeceğiz. İnşallah sağlıkla, sıhhatla o günleri birlikte yaşayacağız. Sadece merkezdeki ilçelerimiz değil, 15 olan tüm ilçelerimizi de gezip, buradaki vatandaşlarımızla da kucaklaşacağız. 831 mahallemizde kucaklaşacağız, konuşacağız, sorun dinleyeceğiz, daha güzel günler, daha huzurlu günler, vatandaşlarımızla birlikte yüzünün güleceği günleri hep birlikte yaşacağız inşallah.Ben tekrar bu sıcak karşılaşmanız, sıcak sohbetinizden ve sıcak karşılamanızdan dolayı hepinize Çukurova Press ailesine teşekkür ediyoruz. Bizden önce bu şehirde görev yapan tüm valilerimize ben teşekkür ediyorum. Taş üstüne taş koyan, açıkçası valilerimizin biz de üzerine bir şey koyabilirsek ‘Ne mutlu bize’ diyeceğiz.Bu bir bayrak devir teslimi, bayrak yarışı. Biz aldığımız bayrağı daha iyi yerlere götürmenin gayret ve çabanın içerisindeyiz. Ben Adana’ya gelirken yabancı yere gelmedim. Tanıdık yüzler, tanıdık şehir, tanıdık hava, tanıdık güneş, tanıdığımız insan tipler…Dolayısıyla sadece ‘Evet nerede kalmıştık, hadi devam edelim’ dedik…”!
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
