Gökyüzü Hizaya Gelirken İnsan Yeryüzünde Ne Arıyor..?
Dün gece Adana'nın sıcağından biraz olsun uzaklaşmak için başımı gökyüzüne kaldırdım.
Şehrin ışıkları gökyüzünün derinliğini biraz perdeleyebilse de, gözümün önündeki manzara insanı ister istemez durduruyor.
Gezegenler.
Takımyıldızlar.
Uzak yıldızlar.
Gökyüzünde sanki görünmez bir ip üzerinde yürüyen ışıklar.
Telefonumu çıkarıp o anı fotoğrafladım.
Sonra kendi kendime sordum: “Acaba gökyüzü bize bir şey mi anlatıyor?”
Bilimin cevabı başka, insanın yüreğinin cevabı başka.
DÜN GECE GERÇEKTEN GÖKYÜZÜ HAREKETLİYDİ
12 Ağustos gecesi gökyüzü sıradan bir gece değildi.
Perseid meteor yağmurunun zirvesi bu tarihe denk geldi. Üstelik aynı dönemde Jüpiter, Merkür, Mars, Uranüs, Satürn ve Neptün'ün gökyüzünde aynı kuşakta görülmesi bekleniyordu.
Bu, gezegenlerin uzayda cetvelle çizilmiş tek bir çizgi üzerinde dizildiği anlamına gelmiyor.
Dünya'dan baktığımızda, gezegenlerin yörüngelerinin büyük ölçüde aynı düzlemde bulunması nedeniyle gökyüzünde aynı hat üzerinde sıralanmış gibi görünmelerinden söz ediyoruz.
Ama görüntü?
İşte görüntü gerçekten büyüleyici.
ADANA'DAN GÖKYÜZÜNE BAKINCA
Dün gece Adana'da gökyüzüne bakarken insanın aklına ister istemez eski çağlar geliyor.
Bizden binlerce yıl önce insanlar da aynı gökyüzüne baktı.Onlar da yıldızları birbirine bağladı.
Takımyıldızlar oluşturdu.
Gezegenlere isimler verdi.
Gökyüzünü yalnızca bilimsel bir harita olarak değil, hayatın anlamını aradıkları büyük bir kitap gibi gördüler.Bugün bilim bize yıldızın uzaklığını, gezegenin yörüngesini, meteorun atmosferimize giriş hızını anlatıyor.
Ama insan hâlâ aynı soruyu soruyor: “Bütün bunların içinde benim yerim neresi?”
ASTROLOJİNİN DİLİYLE
Astroloji açısından bakıldığında gezegenlerin aynı gökyüzü kuşağında toplanması; hareketlilik, değişim, dönüşüm ve yeni başlangıçlar gibi sembolik anlamlarla yorumlanıyor.
Jüpiter büyümeyi ve genişlemeyi. Satürn sorumluluğu ve sınırları.
Mars mücadeleyi ve enerjiyi.Merkür düşünceyi ve iletişimi.Uranüs ani değişimleri. Neptün ise sezgileri ve hayal dünyasını temsil ediyor.
Fakat burada bir çizgi çekmek gerekiyor.
Bunlar astrolojik sembollerdir; bilimsel olarak insanların kaderini belirlediği kanıtlanmış değildir.
Benim için asıl önemli olan da zaten burada başlıyor.
BELKİ DE HİZAYA GELMESİ GEREKEN GEZEGENLER DEĞİL, BİZİZ
Dün gece gökyüzünde gezegenler aynı kuşakta görünürken, biz yeryüzünde hâlâ birbirimize tahammül etmekte zorlanıyoruz.
Gökyüzünde milyarlarca yıldır süren bir düzen var.
Gezegen kendi yörüngesinde.@
Yıldız kendi yerinde.
Dünya kendi dönüşünde.
İnsan ise hâlâ öfkesini, hırsını, kibrini ve kırgınlığını taşıyor.
Belki de gökyüzündeki o “hizalanma” bize bir mesaj vermiyor.
Belki mesajı biz kendimiz çıkarıyoruz.
PERSEİDLERİN GÖKYÜZÜNE BIRAKTIĞI İZ
Dün gece bir başka güzellik daha vardı.
Perseidler:
Atmosfere giren küçük parçacıkların yanmasıyla oluşan meteorlar, gökyüzünde birkaç saniyelik ışık izleri bıraktı.
Kimi insan dilek tuttu.
Kimi sadece seyretti.
Kimi ise hiç fark etmedi.
Oysa gökyüzü herkesin üzerindeydi.
İşte hayat da biraz böyle değil mi?
Aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz.
Ama herkes aynı güzelliği göremiyor.
ADANA'NIN SICAK GECESİNDE SOĞUK BİR GERÇEK
Adana'da geceler sıcak…
Toprak sıcak.
Asfalt sıcak.
Duvarlar sıcak.
Ama dün gece başımı gökyüzüne kaldırdığımda içimde serin bir duygu oluştu.
Çünkü insan, evrenin büyüklüğünü gördüğünde kendi öfkesinin ne kadar küçük olduğunu anlıyor.
Bir gezegenin hareketi milyonlarca kilometre ötede sürerken, biz birkaç kelime yüzünden birbirimizi kırıyoruz.
Gökyüzü dönüyor.
Dünya dönüyor.
Zaman akıyor.
İnsanın elinde kalan, çoğu zaman sadece yaşadığı an oluyor.
Nihayetinde;
Dün gece Adana semalarında gördüğümüz o görüntüler bana bir kez daha şunu düşündürdü:
Gökyüzü bize kaderimizi yazmıyor olabilir miydi?
Ama bize ne kadar küçük olduğumuzu hatırlatıyor.
Bilim bize gezegenlerin neden aynı hat üzerinde göründüğünü anlatıyor.
Astroloji ise o görüntüye sembolik anlamlar yüklüyor.
Ben ise ikisinin arasındaki o ince çizgide durup sadece gökyüzüne bakıyorum.
Diyorum ki:
Ey insan!
Bir gece olsun başını kaldır.
Kavganı unut.
Hırsını unut.
Kırgınlığını unut.
Gökyüzündeki düzene bak.
Belki gezegenler değil
Sen hizaya gelirsin.
Dün gece Adana semalarında gördüğüm ışıkların bana bıraktığı en büyük mesaj buydu.
