Bazı çocuklar gökyüzüne bakar ve yıldızları seyreder.
Bazıları ise bir gün o yıldızlara ulaşmanın hayalini kurar.
Bazıları ise bir gün o yıldızlara ulaşmanın hayalini kurar.
Çukurova'nın bereketli topraklarında büyüyen bir çocuk da yıllar önce başını gökyüzüne kaldırmıştı. Kim bilir, belki de o gün kimse onun bir gün uzaya çıkacağını, Türk bayrağını dünyanın ötesinde gururla taşıyacağını tahmin etmiyordu.
Ama hayaller, inanıldığında gerçeğe dönüşür.
Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, yalnızca uzaya çıkan ilk Türk olmadı; milyonlarca gencin ufkunu genişleten bir umut ışığına dönüştü.
Şimdi ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Albay rütbesinden Tuğgeneralliğe terfi etmesi, onun başarı hikâyesine yeni bir gurur sayfası ekledi.
Bu terfi sadece bir rütbe yükselişi değildir.
Disiplinin.
Vatan sevgisinin.
Bilimin.
Azmin.
Ve yıllarca verilen emeğin karşılığıdır.
Bizler Çukurovalılar olarak bu başarıyla ayrı bir gurur duyuyoruz. Çünkü bu topraklardan çıkan her değer, yalnızca doğduğu şehrin değil, 86 milyonun ortak gururudur.
Adana, Mersin, Tarsus, Silifke.
Sınırlar haritalarda vardır.
Başarıların ise sınırı yoktur.
Bir çocuğun bugün gökyüzüne bakıp "Ben de astronot olacağım." diyebilmesi, Alper Gezeravcı'nın en büyük miraslarından biridir.
Gençler artık biliyor ki; çalışınca oluyor, vazgeçmeyince başarı geliyor.
Belki de yarın bir başka çocuk uzaya gidecek.
Bir başkası Ay'a ayak basacak.
Bir diğeri Mars'a yapılacak yolculukta Türk bayrağını taşıyacak.
İşte o zaman hepimiz diyeceğiz ki:
"Bir zamanlar gökyüzüne bakan bir çocuk vardı. Ardından milyonlar yürümeye başladı."
Tuğgeneral Alper Gezeravcı'yı gönülden kutluyor, yeni görevinde üstün başarılar diliyoruz.
Çünkü bazı insanlar sadece yükselmez.
Bulundukları milletin umutlarını da kendileriyle birlikte göklere taşırlar.
