GÜL YILMAZ
Köşe Yazarı
GÜL YILMAZ
 

OKUL GÜVENLİ DEĞİLSE NERESİ GÜVENLİ ?

  15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş ilinde okul saldırısı gerçekleşti. Bu saldırıda 12 kişi öldü ve 13 kişi yaralandı. Bu saldırıyı yapan,o okulun 14 yaşındaki erkek öğrencisiydi. Bu saldırıdan yaklaşık 28 saat öncede Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde başka bir okulda saldırı meydana gelmişti.Henüz bir sene bile geçmeden 22 Eylül'de Manisa'nın Turgutlu ilçesinde başka bir okulda saldırı oldu ve bu saldırı sonucu 1 kişi öldü ve 10 kişi yaralandı. Okullarda akran zorbalığı arttı. Yapılan araştırmalar okullarda her 4 öğrenciden 1'in akran zorbalığına maruz kaldığını gösteriyor. Son günlerde, öğrencilerin yaşıtlarına yönelik şiddet içerikli davranışları kamuoyunda büyük tepki topluyor.  Hatırlıyorum; eskiden okullarda böyle şeyler asla yaşanmazdı. Evet, çocuklar arasında tabiki kavgalar olurdu ama adı üstünde; çocuksu tartışmalar. Ebeveynler çocuklarını okula getirdiklerinde öğretmenlere "eti senin, kemiği benim."diyerek teslim ederlerdi. Ama şimdilerde bırakın çocukların can güvenliğinden bahsetmeyi, öğretmenlerinde aynı şekilde maalesef can güvenliğinin olduğundan bahsedilemez. Okul dediğimiz yer;tarih, matematik, edebiyat vs derslerin verildiği bir binadır. Evet. Ama bunlardan önce güvenli bir alan olmalı ki bu dersleri öğrenmek için okula gelen çocukların tek derdi,sınavda alacakları notları olsun. Sahi benim zamanımda Ahlak Bilgisi dersi vardı. Şu anki Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders müfredatında hâlâ varmı? Bir çocuk okula giderken yada okuldayken neden vurulur? Yada eline pompalı tüfeği, silahı alan çocuk, şahıs hangi psikolojiyle bunu yapar? Bizim asıl merak etmemiz gereken konu bu. Kız çocukları ayrı,erkek çocukları ayrı okullarda okutulması değil merak etmemiz gereken. Yada kız öğrencilerin formalarının etek boyları... Okulda korku varsa eğitimden nasıl bahsedebiliriz? Anne, babaların gün içinde en zor geçirdiği saatleri  çocuklarının güvenle eve  dönebilme saatlerinden endişe ediyorlarsa eğitimden nasıl bahsedebiliriz? Peki okul güvende değilse ülkenin geleceğinin güvende olduğundan nasıl bahsedebiliriz? Asıl sormamız gereken; çocuklarımız neden bu kadar şiddete maruz kalıyor yada neden şiddete bu kadar meyilli olmaya başladı? Neden bu kadar öfkeliler? Acaba bu çocuklar yardım istemeden önce kaç kez yalnız bırakıldı? Asıl mesele biz yetişkinlerin çocuklarımızı gerçekten görüp görmediğimizdir. Eline telefonu,tableti vererek,marka kıyafetler alarak,her ağladığında susturmak için her dediklerini yaparak,bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizde yaşamadığımız hayatı onlara sağlamaya çalışırken hatalar yaparak yanlışın en büyüğünü yapmamızdan kaynaklanıyor olabilir mi? Çocuklarımızın istediği gerçekten bunlar olsaydı,bu kadar şiddet haberleri duyar mıydık? Acaba onlara karşı bilmeyerek üç maymunumu oynuyoruz biz ebeveynler? M.Kemal ATATÜRK;"Vatanı korumak çocukları korumakla başlar."cümlesini boşuna kurmadı. Yani demem o ki azizim; okul güvende değilse çocukda güvende değildir. Çocuk güvende değilse ülkemizde güvende değildir ve dolayısıyla güçlü,refah bir gelecekten de bahsetmemiz söz konusu bile değildir.
Ekleme Tarihi: 27 Eylül 2026 -Pazar

OKUL GÜVENLİ DEĞİLSE NERESİ GÜVENLİ ?

 

15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş ilinde okul saldırısı gerçekleşti. Bu saldırıda 12 kişi öldü ve 13 kişi yaralandı. Bu saldırıyı yapan,o okulun 14 yaşındaki erkek öğrencisiydi. Bu saldırıdan yaklaşık 28 saat öncede Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde başka bir okulda saldırı meydana gelmişti.Henüz bir sene bile geçmeden 22 Eylül'de Manisa'nın Turgutlu ilçesinde başka bir okulda saldırı oldu ve bu saldırı sonucu 1 kişi öldü ve 10 kişi yaralandı.

Okullarda akran zorbalığı arttı. Yapılan araştırmalar okullarda her 4 öğrenciden 1'in akran zorbalığına maruz kaldığını gösteriyor. Son günlerde, öğrencilerin yaşıtlarına yönelik şiddet içerikli davranışları kamuoyunda büyük tepki topluyor. 

Hatırlıyorum; eskiden okullarda böyle şeyler asla yaşanmazdı. Evet, çocuklar arasında tabiki kavgalar olurdu ama adı üstünde; çocuksu tartışmalar. Ebeveynler çocuklarını okula getirdiklerinde öğretmenlere "eti senin, kemiği benim."diyerek teslim ederlerdi. Ama şimdilerde bırakın çocukların can güvenliğinden bahsetmeyi, öğretmenlerinde aynı şekilde maalesef can güvenliğinin olduğundan bahsedilemez.

Okul dediğimiz yer;tarih, matematik, edebiyat vs derslerin verildiği bir binadır. Evet. Ama bunlardan önce güvenli bir alan olmalı ki bu dersleri öğrenmek için okula gelen çocukların tek derdi,sınavda alacakları notları olsun. Sahi benim zamanımda Ahlak Bilgisi dersi vardı. Şu anki Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders müfredatında hâlâ varmı?

Bir çocuk okula giderken yada okuldayken neden vurulur? Yada eline pompalı tüfeği, silahı alan çocuk, şahıs hangi psikolojiyle bunu yapar? Bizim asıl merak etmemiz gereken konu bu. Kız çocukları ayrı,erkek çocukları ayrı okullarda okutulması değil merak etmemiz gereken. Yada kız öğrencilerin formalarının etek boyları...

Okulda korku varsa eğitimden nasıl bahsedebiliriz? Anne, babaların gün içinde en zor geçirdiği saatleri  çocuklarının güvenle eve  dönebilme saatlerinden endişe ediyorlarsa eğitimden nasıl bahsedebiliriz? Peki okul güvende değilse ülkenin geleceğinin güvende olduğundan nasıl bahsedebiliriz?

Asıl sormamız gereken; çocuklarımız neden bu kadar şiddete maruz kalıyor yada neden şiddete bu kadar meyilli olmaya başladı? Neden bu kadar öfkeliler? Acaba bu çocuklar yardım istemeden önce kaç kez yalnız bırakıldı?

Asıl mesele biz yetişkinlerin çocuklarımızı gerçekten görüp görmediğimizdir. Eline telefonu,tableti vererek,marka kıyafetler alarak,her ağladığında susturmak için her dediklerini yaparak,bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizde yaşamadığımız hayatı onlara sağlamaya çalışırken hatalar yaparak yanlışın en büyüğünü yapmamızdan kaynaklanıyor olabilir mi?

Çocuklarımızın istediği gerçekten bunlar olsaydı,bu kadar şiddet haberleri duyar mıydık? Acaba onlara karşı bilmeyerek üç maymunumu oynuyoruz biz ebeveynler?

M.Kemal ATATÜRK;"Vatanı korumak çocukları korumakla başlar."cümlesini boşuna kurmadı.

Yani demem o ki azizim; okul güvende değilse çocukda güvende değildir. Çocuk güvende değilse ülkemizde güvende değildir ve dolayısıyla güçlü,refah bir gelecekten de bahsetmemiz söz konusu bile değildir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.