GÜL YILMAZ
Köşe Yazarı
GÜL YILMAZ
 

ZİRVE BİTTİ, GERÇEKLER KALDI

Yakın zamanda Ankara'da Nato Zirvesi yapıldı. Dünya Liderleri geldi. Kırmızı halılar serildi,protokol kuralları eksiksiz uygulandı. Güzergah üzerinde bulunan ve uzun zamandır tadilat yapılmayan yolları, bakımsız görünen binaları,kötü görünen yerleri, çok kısa bir süre içinde bakımı ve onarımı yapıldı. Nato;sen nelere kâdirsin! Fakat kameralar kapandıktan sonra geriye ne kaldı? Dünyayı yöneten, barıştan bahseden sevgili Dünya Liderlerimiz bu zirvede ne konuştular,nelere katkıda bulundular? Türkiye bu zirveden hangi kazanımları oldu? Bu zirveden diplomatik, ekonomik ya da güvenlik açısından kazanımları oldu mu? Ve en önemlisi bu kazanımlar vatandaşı nasıl etkileyecek? NATO'nun kuruluş amacı ortak savunma ve güvenlikti. Ama zamanımızda dünyanın farklı yerlerinde ki çatışmalar karşısında verilen tepkiler aynı değil. Buda "Uluslararası arası hukuk herkese eşit mi uygulanıyor,yoksa güç dengelerine göremi işliyor?"sorusunu akıllara getiriyor.Zirvede Liderler barıştan bahsederken , dünyada hala savaşlar sürüyor, siviller ölüyor ve güçlü ülkeler kendi çıkarları için uluslararası hukuku çiğnemeye devam ediyorlardı. Bu ne yaman çelişkidir diyesi geliyor insanın. Peki Türkiye'nin asıl sorunları zirvede ne kadar konuşuldu? Aslında bu zirve Türkiye'nin uluslararası sistemdeki yerinin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir sınavdı. Peki Türkiye iyi bir ev sahibi olup, masanın yönünü etkileyen aktör olabildi mi? Türkiye, Avrupa ile Asya'nın kesişim noktasında bulunan bir ülke olmanın ötesinde; Karadeniz, Ortadoğu, Kafkasya ve Akdeniz'in güvenlik denkleminde merkezi bir konuma sahip. Ama birde ülkenin başka önemli gündemleri var. Mesela pazardaki fiyatlar,emekli maaşları,açlık sınırının asgari ücretten fazla olması,kiralar, eğitim,liyakat, adalet ,nitelikli insanlarımızın başka ülkelere göçü. Vatandaş için güvenlik sadece sınırların korunması değil; aynı zamanda geleceğe güvenle bakabilmektir. Belki de asıl mesele, dış politikadaki başarı ile içerdeki yaşam kalitesini aynı anda güçlendirebilmektir. Çünkü bir ülkenin itibarı yalnızca Uluslararası zirvelerdeki ağırlığıyla değil,vatandaşın refah,huzur ve güvenliğiyle de ölçülür. Demem o ki azizim ;zirveler bir kaç gün sürer, fotoğraflar bir kaç saat konuşulur. Ama gerçekler ertesi sabah da bizimle uyanır. Gerçek başarı , dünyanın sizi alkışlaması kadar,kendi insanınızın da geleceğe umutla bakabilmesidir.
Ekleme Tarihi: 13 Temmuz 2026 -Pazartesi

ZİRVE BİTTİ, GERÇEKLER KALDI

Yakın zamanda Ankara'da Nato Zirvesi yapıldı. Dünya Liderleri geldi. Kırmızı halılar serildi,protokol kuralları eksiksiz uygulandı. Güzergah üzerinde bulunan ve uzun zamandır tadilat yapılmayan yolları, bakımsız görünen binaları,kötü görünen yerleri, çok kısa bir süre içinde bakımı ve onarımı yapıldı. Nato;sen nelere kâdirsin! Fakat kameralar kapandıktan sonra geriye ne kaldı? Dünyayı yöneten, barıştan bahseden sevgili Dünya Liderlerimiz bu zirvede ne konuştular,nelere katkıda bulundular? Türkiye bu zirveden hangi kazanımları oldu? Bu zirveden diplomatik, ekonomik ya da güvenlik açısından kazanımları oldu mu? Ve en önemlisi bu kazanımlar vatandaşı nasıl etkileyecek?

NATO'nun kuruluş amacı ortak savunma ve güvenlikti. Ama zamanımızda dünyanın farklı yerlerinde ki çatışmalar karşısında verilen tepkiler aynı değil. Buda "Uluslararası arası hukuk herkese eşit mi uygulanıyor,yoksa güç dengelerine göremi işliyor?"sorusunu akıllara getiriyor.Zirvede Liderler barıştan bahsederken , dünyada hala savaşlar sürüyor, siviller ölüyor ve güçlü ülkeler kendi çıkarları için uluslararası hukuku çiğnemeye devam ediyorlardı. Bu ne yaman çelişkidir diyesi geliyor insanın.

Peki Türkiye'nin asıl sorunları zirvede ne kadar konuşuldu? Aslında bu zirve Türkiye'nin uluslararası sistemdeki yerinin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir sınavdı. Peki Türkiye iyi bir ev sahibi olup, masanın yönünü etkileyen aktör olabildi mi?

Türkiye, Avrupa ile Asya'nın kesişim noktasında bulunan bir ülke olmanın ötesinde; Karadeniz, Ortadoğu, Kafkasya ve Akdeniz'in güvenlik denkleminde merkezi bir konuma sahip.

Ama birde ülkenin başka önemli gündemleri var. Mesela pazardaki fiyatlar,emekli maaşları,açlık sınırının asgari ücretten fazla olması,kiralar, eğitim,liyakat, adalet ,nitelikli insanlarımızın başka ülkelere göçü. Vatandaş için güvenlik sadece sınırların korunması değil; aynı zamanda geleceğe güvenle bakabilmektir.

Belki de asıl mesele, dış politikadaki başarı ile içerdeki yaşam kalitesini aynı anda güçlendirebilmektir. Çünkü bir ülkenin itibarı yalnızca Uluslararası zirvelerdeki ağırlığıyla değil,vatandaşın refah,huzur ve güvenliğiyle de ölçülür.

Demem o ki azizim ;zirveler bir kaç gün sürer, fotoğraflar bir kaç saat konuşulur. Ama gerçekler ertesi sabah da bizimle uyanır. Gerçek başarı , dünyanın sizi alkışlaması kadar,kendi insanınızın da geleceğe umutla bakabilmesidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.