REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

COĞRAFYA PARÇASI DEĞİL, VATANDIR!

    Bir toprak parçasını coğrafyayla tanımlayabilirsiniz. Ancak o toprağın altında yatan şehitleri, üzerinde yaşanan mücadeleleri, dökülen alın terini ve bağımsızlık uğruna verilen canları yalnızca coğrafi bir ifadeyle anlatamazsınız. Şimdi sormak istiyorum… Üzerinde yaşadığımız, doğduğumuz, büyüdüğümüz, çocuklarımızın geleceğini kurduğumuz bu topraklar için neden "coğrafya parçası" ifadesini kullanıyoruz..? Sizce bu doğru bir tanımlama mı..? Belki ilk bakışta sıradan, basit bir kelime gibi görünebilir. Ancak benim yüreğime dokunuyor. Çünkü "coğrafya parçası" denildiğinde sanki üzerinde bir milletin yaşamadığı, geçmişi olmayan, uğruna mücadele verilmemiş, değeri sıradanlaştırılmış bir toprak parçasından söz ediliyormuş gibi geliyor. Hayır..! Ben bu topraklara coğrafya parçası diyemiyorum. İçimden yükselen bir ses var. Kendime de, bu ifadeyi kullananlara da haykırıyorum: Burası VATAN'dır..! Çünkü bu topraklar haritalar üzerinde çizilmiş sınırlardan ibaret değildir. Her karışında bir tarih, her taşında bir hatıra, her köşesinde bir mücadele ve her nefesinde bir milletin yaşanmışlığı vardır. Bir düşünün… Çanakkale'de dünyanın en güçlü donanmalarına, üstün silah teknolojisine ve kalabalık ordularına güvenerek gelenler vardı. Karşılarında ise imkânları sınırlı ama inancı, cesareti ve vatan sevgisi sınırsız bir millet duruyordu. Onlar geri dönmeyi düşünmeden cepheye gittiler. Kimi daha çocuk denecek yaştaydı, kimi ardında bir eş, bir evlat, kimi yaşlı anasını bıraktı. Ama hepsinin ortak bir ülküsü vardı: Vatan yaşasın! Millet özgür olsun! Gelecek nesiller başı dik yaşasın! Çanakkale'de can verenler yalnızca bir savaşın askerleri değildi. Onlar, bugün çocuklarımız okullarda okuyabilsin, düşüncelerini özgürce ifade edebilsin, kendi bayrağının altında bağımsız yaşayabilsin diye hayatlarını feda ettiler. Şehitlik, yalnızca ölmek değildir. Bir ideal uğruna, bir milletin geleceği için gözünü kırpmadan mücadele etmektir. İşte bu nedenle "Vatan sağ olsun" sözü, sıradan bir temenni değildir. Bir annenin gözyaşında, bir babanın suskunluğunda, bir evladın yarım kalan çocukluğunda ve bir milletin ortak hafızasında yaşayan büyük bir yemindir. Peki, biz bugün bu emanete ne kadar sahip çıkıyoruz? Gençlerimize anlatmamız gereken en önemli gerçeklerden biri budur: Bu vatan sizlere yalnızca yaşamanız için bırakılmış bir toprak değildir. Aynı zamanda korumanız, geliştirmeniz, adaletle yönetmeniz ve gelecek nesillere onurla teslim etmeniz gereken kutsal bir emanettir. Vatan sevgisi yalnızca cephede gösterilmez. Bilimle, eğitimle, üretimle, dürüstlükle, adaletle, birbirimize saygıyla ve ülkemizin değerlerine sahip çıkarak da gösterilir. Şehitlerimizin emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni yaşatmak, gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz en büyük sorumluluktur. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bu bağımsızlık mücadelesinin önderleri olarak tarihimizin onurlu sayfalarında yerlerini almıştır. Onlara ve vatan uğruna can veren bütün şehitlerimize rahmet, minnet ve saygıyla… Şimdi bir kez daha soruyorum: Bir milletin kanıyla, canıyla, gözyaşıyla ve bağımsızlık mücadelesiyle yoğrulmuş topraklarına yalnızca "coğrafya parçası" demek ne kadar doğrudur? Coğrafya, bir yerin konumunu anlatır. Vatan ise o yerde yaşayan milletin tarihini, kimliğini, bağımsızlığını ve ortak geleceğini anlatır. Bizim yaşadığımız topraklar yalnızca bir coğrafya değildir. Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir. Burası atalarımızın emaneti, çocuklarımızın geleceğidir. Burası VATAN'dır..!
Ekleme Tarihi: 06 Kasım 2026 -Cuma

COĞRAFYA PARÇASI DEĞİL, VATANDIR!

 

 

Bir toprak parçasını coğrafyayla tanımlayabilirsiniz. Ancak o toprağın altında yatan şehitleri, üzerinde yaşanan mücadeleleri, dökülen alın terini ve bağımsızlık uğruna verilen canları yalnızca coğrafi bir ifadeyle anlatamazsınız.

Şimdi sormak istiyorum…

Üzerinde yaşadığımız, doğduğumuz, büyüdüğümüz, çocuklarımızın geleceğini kurduğumuz bu topraklar için neden "coğrafya parçası" ifadesini kullanıyoruz..?

Sizce bu doğru bir tanımlama mı..?

Belki ilk bakışta sıradan, basit bir kelime gibi görünebilir. Ancak benim yüreğime dokunuyor. Çünkü "coğrafya parçası" denildiğinde sanki üzerinde bir milletin yaşamadığı, geçmişi olmayan, uğruna mücadele verilmemiş, değeri sıradanlaştırılmış bir toprak parçasından söz ediliyormuş gibi geliyor.

Hayır..!

Ben bu topraklara coğrafya parçası diyemiyorum. İçimden yükselen bir ses var. Kendime de, bu ifadeyi kullananlara da haykırıyorum:

Burası VATAN'dır..!

Çünkü bu topraklar haritalar üzerinde çizilmiş sınırlardan ibaret değildir. Her karışında bir tarih, her taşında bir hatıra, her köşesinde bir mücadele ve her nefesinde bir milletin yaşanmışlığı vardır.

Bir düşünün…

Çanakkale'de dünyanın en güçlü donanmalarına, üstün silah teknolojisine ve kalabalık ordularına güvenerek gelenler vardı. Karşılarında ise imkânları sınırlı ama inancı, cesareti ve vatan sevgisi sınırsız bir millet duruyordu.

Onlar geri dönmeyi düşünmeden cepheye gittiler. Kimi daha çocuk denecek yaştaydı, kimi ardında bir eş, bir evlat, kimi yaşlı anasını bıraktı.

Ama hepsinin ortak bir ülküsü vardı:

Vatan yaşasın! Millet özgür olsun! Gelecek nesiller başı dik yaşasın!

Çanakkale'de can verenler yalnızca bir savaşın askerleri değildi. Onlar, bugün çocuklarımız okullarda okuyabilsin, düşüncelerini özgürce ifade edebilsin, kendi bayrağının altında bağımsız yaşayabilsin diye hayatlarını feda ettiler.

Şehitlik, yalnızca ölmek değildir. Bir ideal uğruna, bir milletin geleceği için gözünü kırpmadan mücadele etmektir.

İşte bu nedenle "Vatan sağ olsun" sözü, sıradan bir temenni değildir. Bir annenin gözyaşında, bir babanın suskunluğunda, bir evladın yarım kalan çocukluğunda ve bir milletin ortak hafızasında yaşayan büyük bir yemindir.

Peki, biz bugün bu emanete ne kadar sahip çıkıyoruz?

Gençlerimize anlatmamız gereken en önemli gerçeklerden biri budur: Bu vatan sizlere yalnızca yaşamanız için bırakılmış bir toprak değildir. Aynı zamanda korumanız, geliştirmeniz, adaletle yönetmeniz ve gelecek nesillere onurla teslim etmeniz gereken kutsal bir emanettir.

Vatan sevgisi yalnızca cephede gösterilmez. Bilimle, eğitimle, üretimle, dürüstlükle, adaletle, birbirimize saygıyla ve ülkemizin değerlerine sahip çıkarak da gösterilir.

Şehitlerimizin emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni yaşatmak, gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz en büyük sorumluluktur.

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bu bağımsızlık mücadelesinin önderleri olarak tarihimizin onurlu sayfalarında yerlerini almıştır. Onlara ve vatan uğruna can veren bütün şehitlerimize rahmet, minnet ve saygıyla…

Şimdi bir kez daha soruyorum:

Bir milletin kanıyla, canıyla, gözyaşıyla ve bağımsızlık mücadelesiyle yoğrulmuş topraklarına yalnızca "coğrafya parçası" demek ne kadar doğrudur?

Coğrafya, bir yerin konumunu anlatır. Vatan ise o yerde yaşayan milletin tarihini, kimliğini, bağımsızlığını ve ortak geleceğini anlatır.

Bizim yaşadığımız topraklar yalnızca bir coğrafya değildir.

Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir.

Burası atalarımızın emaneti, çocuklarımızın geleceğidir.

Burası VATAN'dır..!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.