REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

EMEKLERİNİZE SAĞLIK…

Bir kalem tutulmuş, bir yürek konuşmuş; emeğin sesi edebiyatın sayfalarında ölümsüzleşmiş… Bazı kitaplar vardır, yalnızca okunmaz; yürekte hissedilir, vicdanda yankılanır, insanın belleğine bir iz bırakır. Bazı sözcükler vardır, mürekkebe değil, alın terine bulanır. Bazı öyküler vardır, kâğıda sığmaz; bir işçinin nasırlı ellerinde, bir çocuğun yarım kalmış düşlerinde, bir annenin sessiz duasında yaşamaya devam eder. İşte Emek Öykü Şiir Seçkisi, böylesi bir duyarlılığın, böylesi bir yürek birliğinin eseri… Adana’da Yaşar Kemal Kültür Sitesi’nde bir araya gelen edebiyat emekçileri, kalemlerini hayatın gerçeklerine çevirdiler. Emeğin görünmeyen yüzünü anlattılar, çocukların ellerinden alınan çocukluğa dikkat çektiler. Yoksulluğun gölgesinde büyüyen düşlere, sabahın alacakaranlığında yollara düşen işçilere, alın teriyle yaşamı var eden insanlara ses oldular. Bir çocuğun adının unutulup yalnızca “çırak” diye çağrıldığı dünyaya itiraz ettiler. Bir annenin evladına daha aydınlık bir gelecek kurma çabasını anlattılar. Fabrika bacalarından yükselen dumanların ardındaki hayatları, göç yollarına düşen insanların umutlarını, simitçi çocukların sabah rüzgârına karışan seslerini edebiyatın ışığıyla görünür kıldılar. Çünkü edebiyat, bazen bir çocuğun gözyaşını anlatmaktır; bazen bir işçinin yorgunluğunu, bazen de karanlığa karşı inadına yakılan küçücük bir umut ışığını… Bu seçkide kalemler yalnızca yazmadı; tanıklık etti, düşündürdü, sorguladı. Şiirler direnişin sesini yükseltirken öyküler hayatın içinden süzülüp gelen gerçekleri okuyucunun yüreğine taşıdı. Kubilay Altıntaş’ın öncülüğünde dijital ortamda okuyucuyla buluşan öykülerin, Baran Arslan’ın katkılarıyla kitap sayfalarında bir araya gelmesi, edebiyat adına anlamlı bir dayanışma örneği oldu. Her bir yazarın sözcüklere kattığı duygu, her bir şiirin taşıdığı umut, her bir öykünün barındırdığı yaşam gerçeği bu ortak eseri daha da değerli kıldı. Ve bir kez daha gördük ki emek, yalnızca fabrikalarda, atölyelerde, tarlalarda verilmez. Bir sözcüğün peşinde geçirilen saatlerde, bir öyküyü tamamlamak için dökülen düşüncelerde, insanlığın yarasına merhem olabilmek için tutulan kalemlerde de emek vardır. Sanatın en güzel yanı da burada başlar: İnsanı insana anlatmak, unutulanı hatırlatmak, duyulmayanın sesini duyurmak… Yaşar Kemal’in insanı ve doğayı kucaklayan edebiyat anlayışının izlerini taşıyan bu anlamlı buluşmada, emeğin değeri bir kez daha sözcüklerle hayat buldu. Edebiyatın yalnızca kitap raflarında değil, hayatın tam ortasında durması gerektiği hatırlatıldı. Bu güzel çalışmaya yüreklerini koyan yazarlara, emeği geçen herkese, dayanışmayı büyütenlere ve sözcükleri insanlığın ortak vicdanına dönüştürenlere gönülden teşekkürler… Emeklerinize sağlık dostlar! Kaleminiz tükenmesin, sözcükleriniz susmasın, yüreğinizdeki insan sevgisi eksilmesin. Çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, her çocuğun okuluna ve düşlerine kavuştuğu, emeğin sömürülmediği, alın terinin hak ettiği değeri gördüğü bir dünya dileğiyle… Çünkü biliyoruz ki bir toplumun gerçek zenginliği, yalnızca ürettikleriyle değil; insanına verdiği değerle ölçülür. Ve bazen bir kitap, koca bir dünyanın vicdanı olur. Emeğe saygıyla, edebiyata sevgiyle, dayanışmanın aydınlığına inançla… Emeklerinize sağlık!
Ekleme Tarihi: 13 Ekim 2026 -Salı

EMEKLERİNİZE SAĞLIK…

Bir kalem tutulmuş, bir yürek konuşmuş; emeğin sesi edebiyatın sayfalarında ölümsüzleşmiş…

Bazı kitaplar vardır, yalnızca okunmaz; yürekte hissedilir, vicdanda yankılanır, insanın belleğine bir iz bırakır. Bazı sözcükler vardır, mürekkebe değil, alın terine bulanır. Bazı öyküler vardır, kâğıda sığmaz; bir işçinin nasırlı ellerinde, bir çocuğun yarım kalmış düşlerinde, bir annenin sessiz duasında yaşamaya devam eder.

İşte Emek Öykü Şiir Seçkisi, böylesi bir duyarlılığın, böylesi bir yürek birliğinin eseri…

Adana’da Yaşar Kemal Kültür Sitesi’nde bir araya gelen edebiyat emekçileri, kalemlerini hayatın gerçeklerine çevirdiler. Emeğin görünmeyen yüzünü anlattılar, çocukların ellerinden alınan çocukluğa dikkat çektiler. Yoksulluğun gölgesinde büyüyen düşlere, sabahın alacakaranlığında yollara düşen işçilere, alın teriyle yaşamı var eden insanlara ses oldular.

Bir çocuğun adının unutulup yalnızca “çırak” diye çağrıldığı dünyaya itiraz ettiler. Bir annenin evladına daha aydınlık bir gelecek kurma çabasını anlattılar. Fabrika bacalarından yükselen dumanların ardındaki hayatları, göç yollarına düşen insanların umutlarını, simitçi çocukların sabah rüzgârına karışan seslerini edebiyatın ışığıyla görünür kıldılar.

Çünkü edebiyat, bazen bir çocuğun gözyaşını anlatmaktır; bazen bir işçinin yorgunluğunu, bazen de karanlığa karşı inadına yakılan küçücük bir umut ışığını…

Bu seçkide kalemler yalnızca yazmadı; tanıklık etti, düşündürdü, sorguladı. Şiirler direnişin sesini yükseltirken öyküler hayatın içinden süzülüp gelen gerçekleri okuyucunun yüreğine taşıdı.

Kubilay Altıntaş’ın öncülüğünde dijital ortamda okuyucuyla buluşan öykülerin, Baran Arslan’ın katkılarıyla kitap sayfalarında bir araya gelmesi, edebiyat adına anlamlı bir dayanışma örneği oldu. Her bir yazarın sözcüklere kattığı duygu, her bir şiirin taşıdığı umut, her bir öykünün barındırdığı yaşam gerçeği bu ortak eseri daha da değerli kıldı.

Ve bir kez daha gördük ki emek, yalnızca fabrikalarda, atölyelerde, tarlalarda verilmez. Bir sözcüğün peşinde geçirilen saatlerde, bir öyküyü tamamlamak için dökülen düşüncelerde, insanlığın yarasına merhem olabilmek için tutulan kalemlerde de emek vardır.

Sanatın en güzel yanı da burada başlar: İnsanı insana anlatmak, unutulanı hatırlatmak, duyulmayanın sesini duyurmak…

Yaşar Kemal’in insanı ve doğayı kucaklayan edebiyat anlayışının izlerini taşıyan bu anlamlı buluşmada, emeğin değeri bir kez daha sözcüklerle hayat buldu. Edebiyatın yalnızca kitap raflarında değil, hayatın tam ortasında durması gerektiği hatırlatıldı.

Bu güzel çalışmaya yüreklerini koyan yazarlara, emeği geçen herkese, dayanışmayı büyütenlere ve sözcükleri insanlığın ortak vicdanına dönüştürenlere gönülden teşekkürler…

Emeklerinize sağlık dostlar!

Kaleminiz tükenmesin, sözcükleriniz susmasın, yüreğinizdeki insan sevgisi eksilmesin.

Çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, her çocuğun okuluna ve düşlerine kavuştuğu, emeğin sömürülmediği, alın terinin hak ettiği değeri gördüğü bir dünya dileğiyle…

Çünkü biliyoruz ki bir toplumun gerçek zenginliği, yalnızca ürettikleriyle değil; insanına verdiği değerle ölçülür.

Ve bazen bir kitap, koca bir dünyanın vicdanı olur.

Emeğe saygıyla, edebiyata sevgiyle, dayanışmanın aydınlığına inançla…

Emeklerinize sağlık!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.