Siyasette tehlikeli bir yanılgı vardır: Halo Etkisi.
Bir belediye başkanını iyi giyinirken, güzel konuşurken, kameraların karşısında gülerken görürsünüz. Sonra bütün yönetimini de başarılı sanırsınız.
Oysa belediyecilik kamera karşısında değil, sokağın içinde yapılır.
İlçe belediyesinin gerçeği sosyal medya paylaşımlarında değil; temizlenmeyen sokakta, bakımsız parkta, ihmal edilen kaldırımda ve çözüm bekleyen vatandaşın sesinde ortaya çıkar.
Bir başkanın sosyal medyadaki görüntüsü ne kadar parlak olursa olsun, kentin gerçekleri o ışığın altında saklanamaz.
Çünkü vatandaş artık şunu soruyor:
“Başkan nerede?” Sorusunu sormaktan vazgeçti hiç değilse
“Belediye nerede?”
Makama oturmak hizmet üretmenin garantisi değildir.
Alkış almak başarılı olmanın kanıtı değildir.
Çok görünmek, çok çalışmak anlamına gelmez.
Bir belediye başkanının gerçek reklamı; temiz sokak, bakımlı park, çalışan belediye ve çözülen vatandaş sorunudur.
Gerisi dekorasyondur.
Ve siyasette dekorasyonun ömrü, gerçeğin ortaya çıkma süresi kadardır.
Halo Etkisi başkanı parlatabilir; ama kentin eksiklerini örtemez.
Çünkü seçim günü vatandaş afişlere değil, yaşadığı hayata bakar.
İlçe belediyelerinin ihtiyacı daha fazla vitrin değil.
Daha az gösteri, daha çok hizmet.
Daha az slogan, daha çok çözüm.
Daha az “ben”, daha çok ilçe.
Çünkü belediye başkanlığı bir fotoğraf karesi değildir.
Bir kentin emanetidir.
Ve o emanetin hesabı, sosyal medyada değil, sokakta verilir.
Unutmayalım:
Kentin ışığı başkandan değil, hizmetten yanar.
