FATMA NUR TOZLU
Köşe Yazarı
FATMA NUR TOZLU
 

Cennet Vatan

Sadece iki günlük sıkıştırılmış, hızlandırılmış Çanakkale gezisinden bile anlaşılan bir şey var; daha doğrusu bildiğimiz ve karşılaşınca  iyice farkına vardığımız bir şey; cennet bir vatanda yaşıyoruz.  Her yerinden tarih fışkırıyor. Az buz değil medeniyetlerce. Göbekli tepe’de tüm insanlık tarihini baştan yazacak eserler bulundu mesela.  O kadar, insanlık tarihi kadar eski yani.  Truva antik şehri M.Ö. 8. Yüzyılda Çanakkale’de kurulmuş yine. Filmlere, kitaplara, şiirlere ilham kaynağı olacak bir aşk hikayesine tanıklık etmiş bu topraklar. Çoğu yıkılmış kentin ama çok güzel yeniden planlamışlar gezilip anlaşılabilmesi için.  Asos bir başka tarihi güzellik.. İnanamadım bu kadar güzel beklemiyordum burayı. Assos Liman kenti çeyrek porsiyon küçücük bir yer ama inanılmaz güzel. Behramkale köyünü park yeri ararken tesadüf bulduk şahane bir yer. Doğallığı bozulmamış. Şiirince’nin 8-9 yıl önceki haline benzettim.  Bozcaada farklı kültürlere ev sahipliği yapmış göçlerle Ege’nin ortak kaderini yaşamış dünya güzeli bir ada.  Gelibolu ve Çanakkale Destanını anlatmaya kitaplar yetmez. Gerçekten anlatılmaz yaşanır.  Hala şehitlikleri ve anlatılan hikayeleri hatırlayınca boğazım düğüm düğüm oluyor.  Gencecik evlatlar liseyi bırakıp cepheye vatan için koşmuşlar, şehit düşmüşler. Öyle ki mezun veremeyen bir sürü lise var.  İstanbul Erkek Lisesi 1915 yılında son sınıf öğrencilerinin neredeyse tamamı Çanakkale cephesine (Kanlısırt'a) gitmiş ve şehit düşmüş..Okul o yıl hiç mezun verememiş. Savaşın ardından öğrencilerinin anısına okulun kapıları siyaha boyanmış. Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi Anadolu'nun ilk devlet lisesi, Çanakkale Savaşı döneminde 120 öğrencisi ve 6 öğretmeni cepheye gittiği için 1914-1918 yılları arasında okul hiç mezun verememiş. Aynı okul Kurtuluş Savaşı dönemi olan 1921 yılında da mezun çıkaramamış. Sivas Lisesi 1915 yılında lise son sınıftaki tüm öğrencilerin hocalarına kara tahtada "Hocam biz Çanakkale'ye gidiyoruz, hakkınızı helal edin" notu bırakarak cepheye gitmesi sonucu o yıl hiç mezun verememiş.  Balıkesir Lisesi, Vefa Lisesi, Edirne Lisesi yine cepheye gittiği için hiç mezun veremeyen liseler.  Galatasaray Lisesi 4 öğrenci, Konya lisesi 2 öğrenci, Kayseri Lisesi ise 4 öğrenci mezun edebilmiş Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde. Yine Balıkesir Erkek Muallim Lisesi ise 1914-1918 yılları arasında sadece 2 öğrenci mezun edebilmiş  Vatan evlatları canlarını feda etmişler Cumhuriyet uğruna. Şehitliklerde, anıt mezarlarda somut olarak görebiliyorsunuz bunun ne demek olduğunu. O yüzden her çocuk, her genç gelip görmeli Gelibolu yarımadasını. Her anne babanın, her okulun vazifesi bu olmalı. Bir milletin yeniden doğuşunun nereden başladığını, ne bedeller ödendiğini, Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş dehasını, aklını, yüreğini, liderliğini tüm gerçekliğiyle anlatarak öğretmeli.  Bunlar tarihi boyutu. Daha neler var. Tarımın bu kadar yaygın olduğunu topraklarının bu kadar bereketli olduğunu bilmiyordum. Bölgeye ait bir sürü endemik ürün var, bazılarının adını ilk kez duyduğum. Hemen her yer dikili arazi.  Rüzgarından ötürü bölge rüzgar enerjisine çok uygun ve pervanelere de rastlıyorsunuz yer yer.  Sahil kenti zaten, her yer deniz. Tarihi, toprağı, kültürü, enerji üretimi, bereket fışkırıyor her yerinden.  Bu sadece Çanakkale daha, ülkenin çoğu yeri böyle ki. Ama niye refah içinde değiliz? Ümitsizlikten, yokluktan kırılıyoruz sanki.. Nasıl bu hale geldik inanılır gibi değil. (Aslında biliyoruz da neyse..) Halbuki; “Umutsuz durumlar yoktur. Umutsuz insanlar vardır. Ben hiç bir zaman umudumu kaybetmedim.” Dememiş miydi Ulu Önder Atatürk. Günlük konuşturmadan geçim derdinden farkına varamıyoruz, trans halde yaşıyoruz, uyutuluyoruz adeta. Sosyal medya da buna çok güzel hizmet ediyor.  O yüzden bir kaç günlük kafa molası, telefon detoksu bile insanı ayıktırmaya, dinlendirmeye yetiyor.  Sosyal medya üzerimize ölü toprağı serip bizi uyuşturuyor. Kesin.. Zaten bilimsel olarak da ispatlandı. Bu ise ayrı bir yazı konusudur.   
Ekleme Tarihi: 21 Ağustos 2026 -Cuma

Cennet Vatan

Sadece iki günlük sıkıştırılmış, hızlandırılmış Çanakkale gezisinden bile anlaşılan bir şey var; daha doğrusu bildiğimiz ve karşılaşınca  iyice farkına vardığımız bir şey; cennet bir vatanda yaşıyoruz. 

Her yerinden tarih fışkırıyor. Az buz değil medeniyetlerce. Göbekli tepe’de tüm insanlık tarihini baştan yazacak eserler bulundu mesela. 

O kadar, insanlık tarihi kadar eski yani. 

Truva antik şehri M.Ö. 8. Yüzyılda Çanakkale’de kurulmuş yine. Filmlere, kitaplara, şiirlere ilham kaynağı olacak bir aşk hikayesine tanıklık etmiş bu topraklar. Çoğu yıkılmış kentin ama çok güzel yeniden planlamışlar gezilip anlaşılabilmesi için. 

Asos bir başka tarihi güzellik.. İnanamadım bu kadar güzel beklemiyordum burayı. Assos Liman kenti çeyrek porsiyon küçücük bir yer ama inanılmaz güzel. Behramkale köyünü park yeri ararken tesadüf bulduk şahane bir yer. Doğallığı bozulmamış. Şiirince’nin 8-9 yıl önceki haline benzettim. 

Bozcaada farklı kültürlere ev sahipliği yapmış göçlerle Ege’nin ortak kaderini yaşamış dünya güzeli bir ada. 

Gelibolu ve Çanakkale Destanını anlatmaya kitaplar yetmez. Gerçekten anlatılmaz yaşanır. 

Hala şehitlikleri ve anlatılan hikayeleri hatırlayınca boğazım düğüm düğüm oluyor. 

Gencecik evlatlar liseyi bırakıp cepheye vatan için koşmuşlar, şehit düşmüşler. Öyle ki mezun veremeyen bir sürü lise var. 

İstanbul Erkek Lisesi 1915 yılında son sınıf öğrencilerinin neredeyse tamamı Çanakkale cephesine (Kanlısırt'a) gitmiş ve şehit düşmüş..Okul o yıl hiç mezun verememiş. Savaşın ardından öğrencilerinin anısına okulun kapıları siyaha boyanmış.

Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi Anadolu'nun ilk devlet lisesi, Çanakkale Savaşı döneminde 120 öğrencisi ve 6 öğretmeni cepheye gittiği için 1914-1918 yılları arasında okul hiç mezun verememiş. Aynı okul Kurtuluş Savaşı dönemi olan 1921 yılında da mezun çıkaramamış.

Sivas Lisesi 1915 yılında lise son sınıftaki tüm öğrencilerin hocalarına kara tahtada "Hocam biz Çanakkale'ye gidiyoruz, hakkınızı helal edin" notu bırakarak cepheye gitmesi sonucu o yıl hiç mezun verememiş. 

Balıkesir Lisesi, Vefa Lisesi, Edirne Lisesi yine cepheye gittiği için hiç mezun veremeyen liseler. 

Galatasaray Lisesi 4 öğrenci, Konya lisesi 2 öğrenci, Kayseri Lisesi ise 4 öğrenci mezun edebilmiş Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde. Yine Balıkesir Erkek Muallim Lisesi ise 1914-1918 yılları arasında sadece 2 öğrenci mezun edebilmiş 

Vatan evlatları canlarını feda etmişler Cumhuriyet uğruna. Şehitliklerde, anıt mezarlarda somut olarak görebiliyorsunuz bunun ne demek olduğunu. O yüzden her çocuk, her genç gelip görmeli Gelibolu yarımadasını. Her anne babanın, her okulun vazifesi bu olmalı. Bir milletin yeniden doğuşunun nereden başladığını, ne bedeller ödendiğini, Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş dehasını, aklını, yüreğini, liderliğini tüm gerçekliğiyle anlatarak öğretmeli. 

Bunlar tarihi boyutu. Daha neler var. Tarımın bu kadar yaygın olduğunu topraklarının bu kadar bereketli olduğunu bilmiyordum. Bölgeye ait bir sürü endemik ürün var, bazılarının adını ilk kez duyduğum. Hemen her yer dikili arazi. 

Rüzgarından ötürü bölge rüzgar enerjisine çok uygun ve pervanelere de rastlıyorsunuz yer yer. 

Sahil kenti zaten, her yer deniz. Tarihi, toprağı, kültürü, enerji üretimi, bereket fışkırıyor her yerinden. 

Bu sadece Çanakkale daha, ülkenin çoğu yeri böyle ki. Ama niye refah içinde değiliz? Ümitsizlikten, yokluktan kırılıyoruz sanki.. Nasıl bu hale geldik inanılır gibi değil. (Aslında biliyoruz da neyse..)

Halbuki; “Umutsuz durumlar yoktur. Umutsuz insanlar vardır. Ben hiç bir zaman umudumu kaybetmedim.” Dememiş miydi Ulu Önder Atatürk.

Günlük konuşturmadan geçim derdinden farkına varamıyoruz, trans halde yaşıyoruz, uyutuluyoruz adeta. Sosyal medya da buna çok güzel hizmet ediyor. 

O yüzden bir kaç günlük kafa molası, telefon detoksu bile insanı ayıktırmaya, dinlendirmeye yetiyor. 

Sosyal medya üzerimize ölü toprağı serip bizi uyuşturuyor. Kesin.. Zaten bilimsel olarak da ispatlandı. Bu ise ayrı bir yazı konusudur. 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.