GÜL YILMAZ
Köşe Yazarı
GÜL YILMAZ
 

"29 EKİM: BİR TARİHTEN DAHA FAZLASI"

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) devletin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak ilan etmesi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk Cumhurbaşkanı seçilmesi nedeniyle kutlanır. Peki neden bu kadar önemlidir? Bazı tarihler vardır, takvim yapraklarında kalır. Bazı tarihlerse bir milletin kaderini değiştirir. 29 Ekim 1923, işte o tarihlerden biridir. Cumhuriyet; Egemenliği padişahtan alıp kayıtsız şartsız millete vermiştir. Türk milleti kanun önünde eşit hak ve özgürlüklere kavuşmuştur. Çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmayı hedefleyen hukuki, sosyal, kültürel ve ekonomik inkîlapların (Medeni Kanun, harf devrimi vb.) önü açılmıştır. Cumhuriyetin ilanıyla Türk Devleti'nin rejimi ve kimliği resmileşmiştir. Buraya kadar herkes okuldaki ders müfredatından,ebeveynlerinden yada çevresinden bunları bir şekilde öğrendi. Peki bu gerçekten Cumhuriyetin ne kadar önemli olduğunu algılamamıza yetti mi?29 Ekim'de elimize bayrakları alıyor, marşlar söylüyor,sosyal medyadan Atatürk fotoğrafları paylaşıyoruz. Bunlar tabi ki kıymetli. Cumhuriyeti kutlamak kolaydır. Asıl mesele Cumhuriyetin değerlerini yaşatmaya  sıra geldiğinde nerede durduğumuzdur. Cumhuriyete sahip çıkmazsak; mesela 6 yaşındaki bir kız çocuğu evlendirilebilir, Cumhuriyete sahip çıkmazsak savaşı keşke Yunan kazansaydı diyen hainler kafalarına göre hareket edip ülkenin tüm kurumlarında cirit atabilirler. Cumhuriyete sahip çıkmazsak "M.Kemal'in askerlerimiz!"diyen teğmenler görevlerinden azledilebilir.Cumhuriyete sahip çıkmazsak evin sahibine sorulmadan evine el konulabilir. Cumhuriyete sahip çıkmazsak yurt dışına beyin göçü olabilir. Cumhuriyete sahip çıkmazsak emeklimiz mutsuz, gençlerimiz umutsuz, çalışanımız huzursuz olabilir. Adaletin herkes için eşit işlemesini istemek, düşünce özgürlüğünü savunmak,bilime ve eğitime değer vermek, kadınların haklarını korumak, çocukların geleceğine sahip çıkmak ve farklı düşüncelere tahammül edebilmekte Cumhuriyete sahip çıkmaktır. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişten devraldığımız bir  emanet değil, gelecek nesillere karşı taşıdığımız bir sorumluluktur. Cumhuriyetin ilan edilmesi; emperyalist güçlerin planlarının sekteye uğramasına neden oldu. Yarım asırlık planları altüst oldu. Dolayısıyla resim içindeki resmi görmemiz lazım ve ona göre hareket etmemiz lazım. Bugün bile M. Kemal Atatürk'ün yıllar önce söylediği ve yazdığı şeyler çıkıyorsa bunu dikkate almamız lazım. Bir kız çocuğu her okula gittiğinde,bir kadının sandığa attığı her oyda, özgürce söylenen her düşüncede,korunan her hayvan haklarında, dalları göklere yükselen her ağaçta Cumhuriyetinin imzası var. Ben yatılı okulda okudum. Cumhuriyetin sayesinde maddi ve manevi devletim bana kol kanat gerdi. Ve mezun olduktan 2 ay sonra devlet memuru olarak atandım. Yani çocuğu gibi baktı,sahip çıktı ve meslek sahibi yaptı. Cumhuriyetin sayesinde. Bugün Afganistan'da bir kadın, değil meslek sahibi olmak,evindeki penceresinden bile dışarıya bakması yasak. Şeriat isteyenlere duyurulur. Demem o ki azizim; Cumhuriyet bize hazır bir gelecek sunmadı. Kendi geleceğimizi kurabilmemiz için bir yol açtı. Çünkü 29 Ekim ,yalnızca bir tarihin yıl dönümü değil; nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi ve nasıl bir ülkeyi gelecek nesillere bırakacağımızı düşünme günüdür. Nerde kalmıştık; Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Ekleme Tarihi: 28 Ekim 2026 -Çarşamba

"29 EKİM: BİR TARİHTEN DAHA FAZLASI"

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) devletin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak ilan etmesi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk Cumhurbaşkanı seçilmesi nedeniyle kutlanır.

Peki neden bu kadar önemlidir? Bazı tarihler vardır, takvim yapraklarında kalır. Bazı tarihlerse bir milletin kaderini değiştirir. 29 Ekim 1923, işte o tarihlerden biridir.

Cumhuriyet; Egemenliği padişahtan alıp kayıtsız şartsız millete vermiştir. Türk milleti kanun önünde eşit hak ve özgürlüklere kavuşmuştur. Çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmayı hedefleyen hukuki, sosyal, kültürel ve ekonomik inkîlapların (Medeni Kanun, harf devrimi vb.) önü açılmıştır. Cumhuriyetin ilanıyla Türk Devleti'nin rejimi ve kimliği resmileşmiştir.

Buraya kadar herkes okuldaki ders müfredatından,ebeveynlerinden yada çevresinden bunları bir şekilde öğrendi. Peki bu gerçekten Cumhuriyetin ne kadar önemli olduğunu algılamamıza yetti mi?29 Ekim'de elimize bayrakları alıyor, marşlar söylüyor,sosyal medyadan Atatürk fotoğrafları paylaşıyoruz. Bunlar tabi ki kıymetli. Cumhuriyeti kutlamak kolaydır. Asıl mesele Cumhuriyetin değerlerini yaşatmaya  sıra geldiğinde nerede durduğumuzdur. Cumhuriyete sahip çıkmazsak; mesela 6 yaşındaki bir kız çocuğu evlendirilebilir, Cumhuriyete sahip çıkmazsak savaşı keşke Yunan kazansaydı diyen hainler kafalarına göre hareket edip ülkenin tüm kurumlarında cirit atabilirler. Cumhuriyete sahip çıkmazsak "M.Kemal'in askerlerimiz!"diyen teğmenler görevlerinden azledilebilir.Cumhuriyete sahip çıkmazsak evin sahibine sorulmadan evine el konulabilir. Cumhuriyete sahip çıkmazsak yurt dışına beyin göçü olabilir. Cumhuriyete sahip çıkmazsak emeklimiz mutsuz, gençlerimiz umutsuz, çalışanımız huzursuz olabilir.

Adaletin herkes için eşit işlemesini istemek, düşünce özgürlüğünü savunmak,bilime ve eğitime değer vermek, kadınların haklarını korumak, çocukların geleceğine sahip çıkmak ve farklı düşüncelere tahammül edebilmekte Cumhuriyete sahip çıkmaktır. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişten devraldığımız bir  emanet değil, gelecek nesillere karşı taşıdığımız bir sorumluluktur.

Cumhuriyetin ilan edilmesi; emperyalist güçlerin planlarının sekteye uğramasına neden oldu. Yarım asırlık planları altüst oldu.

Dolayısıyla resim içindeki resmi görmemiz lazım ve ona göre hareket etmemiz lazım. Bugün bile M. Kemal Atatürk'ün yıllar önce söylediği ve yazdığı şeyler çıkıyorsa bunu dikkate almamız lazım. Bir kız çocuğu her okula gittiğinde,bir kadının sandığa attığı her oyda, özgürce söylenen her düşüncede,korunan her hayvan haklarında, dalları göklere yükselen her ağaçta Cumhuriyetinin imzası var.

Ben yatılı okulda okudum. Cumhuriyetin sayesinde maddi ve manevi devletim bana kol kanat gerdi. Ve mezun olduktan 2 ay sonra devlet memuru olarak atandım. Yani çocuğu gibi baktı,sahip çıktı ve meslek sahibi yaptı. Cumhuriyetin sayesinde. Bugün Afganistan'da bir kadın, değil meslek sahibi olmak,evindeki penceresinden bile dışarıya bakması yasak. Şeriat isteyenlere duyurulur.

Demem o ki azizim; Cumhuriyet bize hazır bir gelecek sunmadı. Kendi geleceğimizi kurabilmemiz için bir yol açtı. Çünkü 29 Ekim ,yalnızca bir tarihin yıl dönümü değil; nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi ve nasıl bir ülkeyi gelecek nesillere bırakacağımızı düşünme günüdür.

Nerde kalmıştık;

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.