GÜL YILMAZ
Köşe Yazarı
GÜL YILMAZ
 

DEMOKRASİNİN FONU KESİLİNCE

    Ülkemizde özellikle 2018 Yılından itibaren ekonomik istikrarsızlık, toplumsal ve siyasal kutuplaşma, şiddet olayları çok arttı. Bir çok emekli açlık sınırının altında maaşla geçinmeye çalışıyor. Bir çok çalışan yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Gıda enflasyonu had safhada. Çiftçi mazota gelen zamlardan ve başka maliyetlerden dolayı üretmekten vazgeçiyor. Gençlik kurtuluşu yurt dışına taşınmakta ve çalışmakta görüyor. Bizim asıl gündemimiz bu olmalı değil mi? Ama bunları konuşmaktan ziyade muhalif belediyelere yapılan operasyonlar ve fon skandalından bahsediyoruz. Yatırım fonlarında yaşanan kriz, yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiriyor. Yaklaşık 500 bin yatırımcının bu süreçten etkilenmesi,meselenin yalnızca finans çevrelerinin olmadığını gösteriyor. Fona yatırım yapan bir çok kişi evini, arabasını satıp acaba biraz kar edebilirmiyim ümidiyle bu işe kalkışıyor. Ama ne tesadüf isim vermemin bir sakıncası olmadığını düşünüyorum; Akp li Fatma Betül Sayan 5 ayda fondan kazandığı para 2 milyar TL(36 milyon Euro) kazanıyor ama buna müdahale edilmiyor. Afedersiniz müdahale ediliyor. Haksız yere kazandığın bir para var deniliyor ama hepsi bu. Eylül ayında Menderes Belediyesi'ne yönelik operasyon ve Ekim ayında Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Eyüp Sultan Belediyesi sorusturmalarıyla operasyon tartışmaları ülkenin gündemine oturdu. Çok enteresandır; yolsuzluk yapan yada soruşturma gereği duyulan hep muhalif partilerin belediyeleri... Elbette hiç bir belediye başkanı soruşturulamaz değildir. Bir belediyede suç varsa soruşturulur. Yolsuzluk varsa araştırılır, kamu zararı varsa hesabı sorulur. Buna kimsenin itirazı olamaz. Asıl tartışılması gereken ise başka bir yerde başlıyor: Hukuk herkese aynı mesafede mi duruyor? Muhalefet ise operasyonların siyasi sonuç doğurduğunu ve seçmen iradesini etkiledigini savunuyor. Acaba iktidar operasyonla ele geçirdiği muhalif belediyeleri,sandıkla kazanabilecek mi,bence ona odaklanmalı. Gelelim fon krizine; Bir fon yeniden kurulabilir,bir şirket yeniden ayağa kalkabilir. Ama vatandaşın adalete ve sandığa duyduğu güven aşınırsa,onu yeniden inşa etmek çok daha uzun sürer. Ve bu arada hepimizin sorması gereken basit ama önemli bir soru var: Demokrasinin fonunu kim yönetiyor? Çünkü demokrasi bir yatırım fonu değildir. İktidar değişince tasviye edilecek bir varlık hiç değildir. Demokrasi, hepimizin ortak hesabıdır. Demokrasinin gerçek fonu güvendir. Vatandaşın"Ben oy verdim,benim oyumun sonucu korunacak"güvenidir. "Benden alınan vergi nereye harcanıyor?"diye sorduğunda cevap alabilme  güvenidir. "Belediye Başkanım suç işlediyse bağımsız mahkeme hesabını sorar; işlemediyse de görevine devam eder."diyebilme güvenidir. İşte bu yüzden mesele sadece belediye operasyonları değildir. Mesele sadece fon krizide değildir. Mesele,toplumun kaynağa ve hukuka duyduğu güvenin ne kadar sağlam olduğudur. İkisinde de şeffaflık yoksa güven kaybolur. Kısacası demokrasi,hepimizin ortak hesabıdır. Ve o hesabın sahibi de millettir. Yani demem o ki azizim... Fonların hesabı sorulsun. Belediyelerin hesabı sorulsun. Kamu kaynaklarının hesabı sorulsun. Ama en önemlisi,hukukun hesabı herkese aynı yerden sorulsun. Çünkü demokrasinin fonu kesilirse,en sonunda kaybeden ne iktidar olur ne muhalefet... Kaybeden vatandaşın kendisi olur. Bugün "ötekinin"hakkını görmezden gelmek kolaydır. Fakat demokrasi biraz da insanın kendi hakkı için değil,kendisiyle aynı düşünmeyenin hakkı içinde ses çıkarabilmesidir. Bir ülkede insanlar yalnızca kendileri için konuşmaya başladığında,toplumun ortak sesi yavaş yavaş kaybolur. Ve insanın en büyük kaybı da alışmaktır. Yani demem o ki azizim; demokrasinin fonu kesildiğinde sessiz kalırsak, gün gelir o sessizliğin faturasını hep birlikte öderiz. Ve yarın kendi hakkımızı savunacak kimseyi bulamayabiliriz. O yüzden susmayalım,unutmayalım,sorgulayalım.
Ekleme Tarihi: 05 Ekim 2026 -Pazartesi

DEMOKRASİNİN FONU KESİLİNCE

 

 

Ülkemizde özellikle 2018 Yılından itibaren ekonomik istikrarsızlık, toplumsal ve siyasal kutuplaşma, şiddet olayları çok arttı. Bir çok emekli açlık sınırının altında maaşla geçinmeye çalışıyor. Bir çok çalışan yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Gıda enflasyonu had safhada. Çiftçi mazota gelen zamlardan ve başka maliyetlerden dolayı üretmekten vazgeçiyor. Gençlik kurtuluşu yurt dışına taşınmakta ve çalışmakta görüyor. Bizim asıl gündemimiz bu olmalı değil mi?

Ama bunları konuşmaktan ziyade muhalif belediyelere yapılan operasyonlar ve fon skandalından bahsediyoruz.

Yatırım fonlarında yaşanan kriz, yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiriyor. Yaklaşık 500 bin yatırımcının bu süreçten etkilenmesi,meselenin yalnızca finans çevrelerinin olmadığını gösteriyor. Fona yatırım yapan bir çok kişi evini, arabasını satıp acaba biraz kar edebilirmiyim ümidiyle bu işe kalkışıyor. Ama ne tesadüf isim vermemin bir sakıncası olmadığını düşünüyorum; Akp li Fatma Betül Sayan 5 ayda fondan kazandığı para 2 milyar TL(36 milyon Euro) kazanıyor ama buna müdahale edilmiyor. Afedersiniz müdahale ediliyor. Haksız yere kazandığın bir para var deniliyor ama hepsi bu.

Eylül ayında Menderes Belediyesi'ne yönelik operasyon ve Ekim ayında Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Eyüp Sultan Belediyesi sorusturmalarıyla operasyon tartışmaları ülkenin gündemine oturdu. Çok enteresandır; yolsuzluk yapan yada soruşturma gereği duyulan hep muhalif partilerin belediyeleri...

Elbette hiç bir belediye başkanı soruşturulamaz değildir. Bir belediyede suç varsa soruşturulur. Yolsuzluk varsa araştırılır, kamu zararı varsa hesabı sorulur. Buna kimsenin itirazı olamaz. Asıl tartışılması gereken ise başka bir yerde başlıyor: Hukuk herkese aynı mesafede mi duruyor? Muhalefet ise operasyonların siyasi sonuç doğurduğunu ve seçmen iradesini etkiledigini savunuyor. Acaba iktidar operasyonla ele geçirdiği muhalif belediyeleri,sandıkla kazanabilecek mi,bence ona odaklanmalı.

Gelelim fon krizine;

Bir fon yeniden kurulabilir,bir şirket yeniden ayağa kalkabilir. Ama vatandaşın adalete ve sandığa duyduğu güven aşınırsa,onu yeniden inşa etmek çok daha uzun sürer. Ve bu arada hepimizin sorması gereken basit ama önemli bir soru var:

Demokrasinin fonunu kim yönetiyor? Çünkü demokrasi bir yatırım fonu değildir. İktidar değişince tasviye edilecek bir varlık hiç değildir. Demokrasi, hepimizin ortak hesabıdır. Demokrasinin gerçek fonu güvendir. Vatandaşın"Ben oy verdim,benim oyumun sonucu korunacak"güvenidir. "Benden alınan vergi nereye harcanıyor?"diye sorduğunda cevap alabilme  güvenidir. "Belediye Başkanım suç işlediyse bağımsız mahkeme hesabını sorar; işlemediyse de görevine devam eder."diyebilme güvenidir.

İşte bu yüzden mesele sadece belediye operasyonları değildir. Mesele sadece fon krizide değildir. Mesele,toplumun kaynağa ve hukuka duyduğu güvenin ne kadar sağlam olduğudur. İkisinde de şeffaflık yoksa güven kaybolur. Kısacası demokrasi,hepimizin ortak hesabıdır. Ve o hesabın sahibi de millettir.

Yani demem o ki azizim...

Fonların hesabı sorulsun. Belediyelerin hesabı sorulsun. Kamu kaynaklarının hesabı sorulsun. Ama en önemlisi,hukukun hesabı herkese aynı yerden sorulsun.

Çünkü demokrasinin fonu kesilirse,en sonunda kaybeden ne iktidar olur ne muhalefet...

Kaybeden vatandaşın kendisi olur. Bugün "ötekinin"hakkını görmezden gelmek kolaydır. Fakat demokrasi biraz da insanın kendi hakkı için değil,kendisiyle aynı düşünmeyenin hakkı içinde ses çıkarabilmesidir.

Bir ülkede insanlar yalnızca kendileri için konuşmaya başladığında,toplumun ortak sesi yavaş yavaş kaybolur. Ve insanın en büyük kaybı da alışmaktır.

Yani demem o ki azizim; demokrasinin fonu kesildiğinde sessiz kalırsak, gün gelir o sessizliğin faturasını hep birlikte öderiz. Ve yarın kendi hakkımızı savunacak kimseyi bulamayabiliriz. O yüzden susmayalım,unutmayalım,sorgulayalım.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.