REMZİ YILDIRIM
Köşe Yazarı
REMZİ YILDIRIM
 

ADANA’DA KABİR FİYATLARI UÇTU!

Ölüm bile artık cep yakıyor: 3,5 metrekarelik mezar yeri 49 bin TL! Hayat pahalılığı derken sıra ölüme mi geldi..? İnsanın bu dünyadaki yolculuğu bir gün mutlaka sona eriyor. Zengin de fakir de aynı toprağa giriyor. Ancak Adana’da görünen o ki ölümden sonra yatacağımız toprağın bedeli bile vatandaşın cebini yakmaya başladı. Haber kötü..! Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 yılı mezarlık ücret tarifesinde yapılan değişiklikle, 3,5 metrekarelik mezar yerinin metrekaresi 14 bin TL’ye yükseldi. Hesap ortada: 3,5 metrekare × 14 bin TL = 49 bin TL..! Geçen yıl aynı mezar yerinin 7 bin TL olduğu belirtiliyor. Yani vatandaşın önüne yaklaşık yüzde 100’lük bir artış konulmuş. Şimdi soruyorum: Bir insanın son adresi de mi lüks oldu..? Dar gelirli vatandaş ne yapacak..? Emeklinin maaşı yetersiz. Asgari ücretlinin geçim derdi belli. Pazara çıkan vatandaşın hesabı belli. Elektrik, su, kira, gıda derken insanlarımız zaten ay sonunu getirmekte zorlanıyor. Şimdi bir de ölümün hesabı çıktı vatandaşın karşısına. Düşünün; Bir aile yakınının vefatıyla zaten acının en ağırını yaşıyor. O anda insanın aklına para pul gelmez. Fakat cenaze işlemleri başladığında karşısına binlerce liralık mezar yeri bedeli çıkıyor. Acının üzerine bir de ekonomik yük acısı  biniyor..! İşte insanın vicdanını asıl rahatsız eden nokta burası. “Ölüm de mi parayla oldu?..” Vatandaşların tepkisi çok çarpıcı. “Ölüm de mi parayla oldu..?” diye soruyorlar. Bu cümle aslında meselenin özünü anlatıyor. Elbette belediyelerin mezarlıkların bakım, temizlik, güvenlik ve diğer hizmetleri için giderleri var. Bunların bir maliyeti bulunuyor. Buna kimsenin itirazı yok. Ama mesele şu: Bu maliyet vatandaşa ne ölçüde ve hangi şartlarda yansıtılmalı..? Hele ki söz konusu olan bir mezar yeri ise. Burası ticari bir arsa değil. Burası insanın son durağı. Mezar yeri değil, vatandaşın vicdanı hesaplanmalı..! Belediyeler sosyal belediyecilikten söz ediyor. Sosyal belediyecilik yalnızca yol yapmak, park yapmak, kültür etkinliği düzenlemek değildir. Sosyal belediyecilik, vatandaşın en zor gününde onun yanında olmaktır. Bir cenaze evinin kapısından girildiğinde orada siyaset olmaz. Parti olmaz. Zengin-fakir ayrımı olmaz. Orada yalnızca acı vardır. O nedenle mezarlık ücretleri belirlenirken özellikle dar gelirli vatandaşlar, emekliler ve ekonomik sıkıntı yaşayan aileler mutlaka düşünülmelidir. Belki de gelire göre kademeli bir sistem uygulanmalıdır. İhtiyaç sahibinden daha düşük ücret alınabilir. Ücretsiz veya sembolik bedelli mezar alanları oluşturulabilir. Çünkü belediyenin görevi sadece gelir toplamak değil, insanın yükünü hafifletmektir. Bir teklifim var..! Bir yıl olsa da denenmesi gereken, Bence kabir işini Diyanet İşleri Başkanlığına  verilsin. Müftülük bu konuda takipçi olsun. Bu bir teklif gerisini devletimiz en iyisini bilir.Cenazeyi Hocalar yıkıyor cenaze namazını Hocalar kıldırıyor. Mezar teri defin işlerini de Müftülüğün belirleyeceği ekipler yapsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Aksi halde Belediye bu işi başarmakta güçlük yaşıyor..! Nihayetin de; Adana sıcak. Adana kavurucu. Ama vatandaşın cebini kavuran yalnızca hava sıcaklığı değil. Mezar fiyatları da uçuruldu..! Dün 7 bin lira olan mezar yeri bugün 14 bin liraya çıkıyorsa, 3,5 metrekarelik son adresin bedeli 49 bin lirayı buluyorsa burada durup düşünmek gerekir. Çünkü insan hayattayken geçim derdi çekebilir. Ama hiç değilse ölümün insaflı olması gerekir. Bir mezar yeri 49 bin lira olmamalı. Vatandaşın son yolculuğu da lüks bir hizmete dönüşmemeli. Toprak hepimizin. Son durak hepimizin. Bari mezarlıkta zengin-fakir ayrımı olmasın..! Mezarlık hizmetleri Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmeli.
Ekleme Tarihi: 10 Eylül 2026 -Perşembe

ADANA’DA KABİR FİYATLARI UÇTU!

Ölüm bile artık cep yakıyor: 3,5 metrekarelik mezar yeri 49 bin TL!

Hayat pahalılığı derken sıra ölüme mi geldi..?

İnsanın bu dünyadaki yolculuğu bir gün mutlaka sona eriyor. Zengin de fakir de aynı toprağa giriyor. Ancak Adana’da görünen o ki ölümden sonra yatacağımız toprağın bedeli bile vatandaşın cebini yakmaya başladı.

Haber kötü..! Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 yılı mezarlık ücret tarifesinde yapılan değişiklikle, 3,5 metrekarelik mezar yerinin metrekaresi 14 bin TL’ye yükseldi.

Hesap ortada:

3,5 metrekare × 14 bin TL = 49 bin TL..!

Geçen yıl aynı mezar yerinin 7 bin TL olduğu belirtiliyor.

Yani vatandaşın önüne yaklaşık yüzde 100’lük bir artış konulmuş.

Şimdi soruyorum:

Bir insanın son adresi de mi lüks oldu..?

Dar gelirli vatandaş ne yapacak..?

Emeklinin maaşı yetersiz.

Asgari ücretlinin geçim derdi belli.

Pazara çıkan vatandaşın hesabı belli.

Elektrik, su, kira, gıda derken insanlarımız zaten ay sonunu getirmekte zorlanıyor.

Şimdi bir de ölümün hesabı çıktı vatandaşın karşısına.

Düşünün;

Bir aile yakınının vefatıyla zaten acının en ağırını yaşıyor. O anda insanın aklına para pul gelmez. Fakat cenaze işlemleri başladığında karşısına binlerce liralık mezar yeri bedeli çıkıyor.

Acının üzerine bir de ekonomik yük acısı  biniyor..!

İşte insanın vicdanını asıl rahatsız eden nokta burası.

“Ölüm de mi parayla oldu?..”

Vatandaşların tepkisi çok çarpıcı.

“Ölüm de mi parayla oldu..?” diye soruyorlar.

Bu cümle aslında meselenin özünü anlatıyor.

Elbette belediyelerin mezarlıkların bakım, temizlik, güvenlik ve diğer hizmetleri için giderleri var. Bunların bir maliyeti bulunuyor. Buna kimsenin itirazı yok.

Ama mesele şu:

Bu maliyet vatandaşa ne ölçüde ve hangi şartlarda yansıtılmalı..?

Hele ki söz konusu olan bir mezar yeri ise.

Burası ticari bir arsa değil.

Burası insanın son durağı.

Mezar yeri değil, vatandaşın vicdanı hesaplanmalı..!

Belediyeler sosyal belediyecilikten söz ediyor.

Sosyal belediyecilik yalnızca yol yapmak, park yapmak, kültür etkinliği düzenlemek değildir.

Sosyal belediyecilik, vatandaşın en zor gününde onun yanında olmaktır.

Bir cenaze evinin kapısından girildiğinde orada siyaset olmaz.

Parti olmaz.

Zengin-fakir ayrımı olmaz.

Orada yalnızca acı vardır.

O nedenle mezarlık ücretleri belirlenirken özellikle dar gelirli vatandaşlar, emekliler ve ekonomik sıkıntı yaşayan aileler mutlaka düşünülmelidir.

Belki de gelire göre kademeli bir sistem uygulanmalıdır.

İhtiyaç sahibinden daha düşük ücret alınabilir.

Ücretsiz veya sembolik bedelli mezar alanları oluşturulabilir.

Çünkü belediyenin görevi sadece gelir toplamak değil, insanın yükünü hafifletmektir.

Bir teklifim var..!

Bir yıl olsa da denenmesi gereken, Bence kabir işini Diyanet İşleri Başkanlığına  verilsin. Müftülük bu konuda takipçi olsun. Bu bir teklif gerisini devletimiz en iyisini bilir.Cenazeyi Hocalar yıkıyor cenaze namazını Hocalar kıldırıyor. Mezar teri defin işlerini de Müftülüğün belirleyeceği ekipler yapsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Aksi halde Belediye bu işi başarmakta güçlük yaşıyor..!

Nihayetin de;

Adana sıcak.

Adana kavurucu.

Ama vatandaşın cebini kavuran yalnızca hava sıcaklığı değil.

Mezar fiyatları da uçuruldu..!

Dün 7 bin lira olan mezar yeri bugün 14 bin liraya çıkıyorsa, 3,5 metrekarelik son adresin bedeli 49 bin lirayı buluyorsa burada durup düşünmek gerekir.

Çünkü insan hayattayken geçim derdi çekebilir.

Ama hiç değilse ölümün insaflı olması gerekir.

Bir mezar yeri 49 bin lira olmamalı.

Vatandaşın son yolculuğu da lüks bir hizmete dönüşmemeli.

Toprak hepimizin.

Son durak hepimizin.

Bari mezarlıkta zengin-fakir ayrımı olmasın..!

Mezarlık hizmetleri Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmeli.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.