Bazı gazeteler vardır.
Sabah eline aldığında yalnızca kâğıt kokmaz.
Tarih kokar.
Mücadele kokar.
Adana kokar.
Yeni Adana işte böyle bir gazeteydi.
25 Aralık 1918,
Adana işgal altında.
Sokaklarda korku, yüreklerde endişe.
Ama bir avuç insanın içinde kocaman bir umut var.
Ahmet Remzi Yüreğir ve arkadaşları, kalemi bir silah gibi kuşanıyor.
Gazete çıkıyor.
Adı önce Adana.
Baskılar geliyor.
Gazete susturuluyor.
Ama kalem susmuyor.
Bu kez adı Yeni Adana oluyor.
O da susturulmak isteniyor.
Matbaa basılıyor.
İnsanlar tutuklanıyor.
Ahmet Remzi Yüreğir hakkında idam kararı veriliyor.
Ama gazete yine de yaşamaya devam ediyor.
Çünkü bazı gazeteler matbaada basılmaz.
Bazı gazeteler halkın yüreğinde basılır.
Toroslar'da,
Karlı, soğuk günlerde.
Kâğıdın, mürekkebin bulunmadığı zamanlarda bile Yeni Adana çıkar.
Vagonlarda basılır.
Zorlukların içinde büyür.
Adana'nın kurtuluş mücadelesinde yalnızca haber veren değil, mücadelenin bir parçası olan bir gazete olur.
Yıllar geçer,
Cumhuriyet kurulur.
Adana büyür.
Sokaklar değişir.
İnsanlar değişir.
Teknoloji değişir.
Ama Yeni Adana'nın adı değişmez.
Çünkü o isim, Adana'nın hafızasına çoktan yazılmıştır.
Bir gazeteci olarak Yeni Adana'nın sayfalarına baktığımda yalnızca haberleri görmüyorum.
Orada meslek büyüklerimin ayak izlerini görüyorum.
Kalemlerini görüyorum.
Mürekkebe bulanmış ellerini görüyorum.
Gazeteciliğin bugünlerden çok daha zor olduğu günleri görüyorum.
Kendi kendime soruyorum:
Bir gazete kapanınca gerçekten yalnızca bir gazete mi kapanır?
Hayır!
Bir gazete kapanınca bir dönemin sesi eksilir.
Bir matbaa sessizleşir.
Bir masa boş kalır.
Bir daktilonun sesi kesilir.
En önemlisi,
Şehrin hafızasından bir yaprak kopar.
Yeni Adana, 105 yıl boyunca Adana'nın sevincini, acısını, kavgasını, mücadelesini ve değişimini sayfalarına taşıdı.
31 Temmuz 2023'te son sayısını yayımladı.
Manşetinde “Bir dönem bitiyor” dedi.
Evet,
Bir dönem bitti.
Ama ben buna yalnızca “Bitti” demek istemiyorum.
Çünkü 105 yıl yaşayan bir gazete ölmez.
Onun sayfaları arşivlerde kalır.
Haberleri hafızalarda kalır.
Gazetecileri genç meslektaşlarına örnek olur.
Adı, Adana'nın tarihine kazınır.
Bugün elimizde telefonlar var.
Bir haber saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna gidiyor.
Ama hiçbir teknoloji, sararmış bir gazete sayfasının verdiği duyguyu veremiyor.
Çünkü o sayfanın üzerinde yalnızca mürekkep yoktur.
Emek vardır.
Cesaret vardır.
Adana vardır.
Ben bir gazeteci olarak Yeni Adana'nın önünde saygıyla eğiliyorum.
Ahmet Remzi Yüreğir'i, Mehmet Avni Doğan'ı ve o bayrağı yıllarca taşıyan bütün gazetecileri selamlıyorum.
Bugün bir gazetenin son sayfasını değil.
Bir asırlık bir gazetecilik destanının son sayfasını çeviriyoruz.
Ama biliyorum ki bazı sonlar, aslında sonsuzluğun başlangıcıdır.
Yeni Adana'nın mürekkebi kurudu belki.
Ama Adana'nın gazetecilik hafızasında o mürekkep hiç kurumayacak.
Güle güle Yeni Adana.
Bir şehrin sesiydin.
Bir milletin mücadelesinde kalemdin.
Bir gazetecilik okuluydun.
Bir tarihtin.
Şimdi arşivlerde yaşayacaksın.
Eski gazete sayfalarında.
Sarı kâğıtlarda.
Gazetecilerin hatıralarında.
Adana'nın yüreğinde.
Hoşça kal Yeni Adana.
Bir dönem bitti.
"Elveda."
